🔮 1 Viyana Kuşatması Nedenleri Ve Sonuçları
111.1. 1595-1700 yılları arasındaki süreçte meydana gelen başlıca siyasi gelişmeleri tarih şeridi ve haritalar üzerinde gösterir. (1669), Bucaş Antlaşması (1676), Bahçesaray Antlaşması (1681), II. Viyana Kuşatması (1683), Karlofça Antlaşması (1699) ve İstanbul Antlaşması (1700) hakkında bilgi sahibi olur
KAZANIMve AÇIKLAMALARI. 11.1.1. 1595-1700 yılları arasındaki süreçte meydana gelen başlıca siyasi gelişmeleri tarih şeridi ve haritalar üzerinde gösterir. Başlıca siyasi gelişmeler olarak Haçova Muharebesi (1596), Zitvatorok Antlaşması (1606), Nasuh Paşa Antlaşması (1612), Serav Antlaşması (1618), Hotin Antlaşması
1Merkezi Yönetimin Bozulması 2 Ekonominin Bozulması 3 Askeri Sistemin Bozulması 4 Sosyal Alandaki Bozulmalar 5 Eğitim Sisteminin Bozulması 6 Dış Etkenler *6.1 1593 1606 Devlet-i Aliye(Osmanlı) Avusturya Savaşları *6.2 II. Viyana Kuşatması ve Osmanlı - Almanya-Avusturya Savaşı 7 İç İsyanlar ve Sonuçları şeklinde
2 Viyana Kuşatması. 4. Mehmet döneminde yaşanan 2. Viyana Kuşatması, Osmanlı Devleti açısından oldukça önemliydi. Neredeyse bir asırdır zafere susamış olan Osmanlılar, 2. Viyana zaferini kutlamak için can atıyorlardı. Avusturya’nın Macarlara saldırması da Macarların Osmanlı’dan yardım istemesine sebep oldu.
lZenta bozgununun bir diğer sebebi de devlet erkanı arasında ortaya çıkan fikir ayrılıkları olmuştur. l Zenta Savaşı sonuçları bakımından 2.
SakaryaZaferi ülke içinde bu gelişmeler neden olurken dış politikada Türkiye lehine önemli siyasi sonuçları oldu. Batılı ülkelerin Yunan ordusuna duydukları güven sarsıldı. İngiltere Yunanistan’a para ve ekonomik yardım yapmayacağını bildirdi. Fransa, 20 Ekim 1921’de Türkiye ile Ankara Antlaşması’nı imzaladı.
Toplam1 Birinci Viyana Kuşatması haberi yer almaktadır. Güncelleme Tarihi: 16.10.2021 00:00 04.03.2018 Gündem Bilmeyenlere Kanunî dersleri: Yenilmez Türk
vHehkPN. II. Viyana Kuşatması Sonrası Türk-İngiliz İlişkileri Selim Hilmi ÖZKAN1 DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ SAYI18 YIL AĞUSTOS 2007 Özet İngiltere’nin Osmanlı ile ilk münasebetleri XIV. asrın sonları ile XV. asrın başlarındaticari ve iktisadı alanda olmuştur. İngiltere, Osmanlı Devleti’nin 1683 II. Viyanakuşatmasından sonra batı ile savaştığı dönemde, tarafsız kalmayı tercih etmiştir. Ama bunarağmen, Fransa ile aralarındaki düşmanlıktan dolayı Osmanlı ile Avusturya arasındaki savaşınbitmesi ve Avusturya’nın Fransa’ya karşı daha serbest hareket edebilmesi için büyük gayretgöstermiştir. Osmanlı coğrafyasında ticari faaliyetlerden ziyade siyasi çalışmaları ile tanınanİngiliz büyük elçisi William Trumbull 1686-1691 İngiltere’nin menfaatleri icabı savaşınbitmesi için büyük gayret göstermiştir. Trumbull’un yerine atanan ve Karlofça Anlaşmasınınimzalanması sırasında arabuluculuk yapan Peget 1692-1702 ise, İngiltere’nin tarafsızkalması için uğraşmış ise de Avusturya ve Venedik tarafı bir tutum izlemiştir. Karlofçaantlaşması sonrası dönemde İngiltere, ticari ve siyasi çıkarları için Yakın Doğu ve OsmanlıDevleti ile daha fazla ilgilenmeye başladı. Bu dönemde İngiltere yavaş yavaş emperyalizmekaydı. Bu amaçla da Hindistan ticaret yolunun güvenliğini sağlamaya yöneldi. Anahtar kelimeler Türkiye, Osmanlı, İngiltere, II. Viyana Kuşatması, Karlofça After The Second Viana Siega Turkish-English Relations Abstract British’s first relations with Ottoman were fillied on economic and commercialareas. While Ottoman State was fighting the West after the second Viana siega in 1683,England preferred to stay neutral. However, because of the conflicts between England andFrance. England struggled to finish the war between Ottoman and Austria and to let Austriaand were freely against France. British ambassador William Trumbull, known with hispolitical studies rather than his commercial activities made great effort to end the war. On theother hand, although Peget, who was appointed for Trumbull positian and providedreconiliation during the signing of Karlowitz Agreement tried to here England stay neutral,Austria and Venedik didn’t do so. British began to interested in the Ottoman empire and theMiddle East to make profit both commercial and politic after the Karlowitz Agreement. İn thisterm, England was getting inclined to Emparializm. For this aim, England tried to secureIndian commercial way. Keywords Turkey, Ottoman, England, II. Viana Siega, Karlowitz TÜRK-İNGİLİZ İLİŞKİLERİNİN BAŞLANGICI Osmanlı Devleti ile Batı Avrupa Devletleri arasındaki sosyal, ekonomik vesiyasal ilişkilerin en geç İngiltere ile kurulduğunu görmekteyiz Kurat,1953. Türklerle İngilizlerin ilk temasları Haçlı seferleri zamanında olmaklabirlikte, gerçek anlamda İngiltere’nin Osmanlı ile ilk münasebetleri XIV. asrın sonları ile XV. asrın başlarında ticari ve ekonomik alanda olmuşturKütükoğlu, 1974. Türkler ile İngilizler ilk zamanlarda coğrafyanın verdiğiuzaklığın etkisi ile birbirleriyle fazla ilgilenmemişler ve daha çok ikincilkaynaklar ile birbirlerini tanımışlardır. Osmanlı Devleti, İslam dünyasının engüçlü ve en büyük devleti haline gelince İngilizler de Yakın Doğu veOsmanlı ile yakından ilgilenmeye başladılar Laçiner, 2005. Mesela ilkİngiliz müteşebbislerinden olan Anthony Jenkinson, 1553 yılında Halep’teiken Kanuni Sultan Süleyman’dan bir “ticaret müsaadenâmesi” almayıbaşarmıştır. Bu izne göre kendisine vergisini ödemek şartı ile Osmanlısularında serbestçe dolaşma hakkı tanınmıştır. Bu imtiyaz sadece Jenkinsonve adamları ile sınırlı idi. Ama bundan Jenkinson ve adamları fazlayararlanma yoluna gitmediler. Daha sonra bazı İngiliz tüccarlar tekrarOsmanlı Devletinden bir takım ticari imtiyazlar elde etmişlerdir. İngiliztüccarlarına serbestçe ticaret yapmak hak ve imtiyazını vermesiyle İngilizleriçin Türk pazarları açılmış oldu. Bunun üzerine Londralı tüccarlar, “LevantCompany” adıyla ve inhisar esaslarına dayanan bir şirket kurdular. Şirketinstatüsü Kraliçe Elizabet tarafından 11 Eylül 1581 tarihinde tasdik edildi. Buşekilde Levant Company kuruluşundan 1825 yılında tasfiyesine kadar 244yıl içinde Türk-İngiliz ekonomik ilişkilerinin esasını teşkil etmiştirKütükoğlu, 1974; Kurat, 1952. İngiltere, gerek ekonomik çıkarları gerekse İspanya’ya karşı siyasî desteksağlamak amacıyla 1575 yılından sonra Osmanlı Devleti’nin dostluğunu vegüvenini kazanmaya çalıştı. Bu özverili gayretin ürünü olarak,İmparatorluktan bazı imtiyazlar elde etti Meram, 1969. Osmanlı İngilizilişkilerinin ticari alandan siyasi alana kayması ise 1578 yılında gelen elçiWilliam Harborne’den sonradır Kurat, 1952. Harborne’un en önemligörevi, İngiltere ile Osmanlı arasındaki ticareti arttırmak ve İngiliz mallarınıyeni pazarlara açarken İngiltere için gerekli hammaddeleri daha ucuzaalabilmekti. Bu çerçevede yeni büyükelçi bir takım siyasi girişimlerdebulunarak, gelişinden çok kısa bir süre sonra İngiliz malları için gümrüklerdeönemli indirimler kapitülasyonlar sağladı. Bu tarihten sonra ticaret,Osmanlı İmparatorluğu ile İngiltere arasındaki ilişkilerin en önemlibaşlıklarından biri halini aldı. Bu ilişkiler zaman içerisinde siyasi bazıanlaşmazlıklar ile sekteye uğradıysa da kesintisiz devam etti Laçiner, 2005. Osmanlı Devleti ile İngiltere’nin siyasi ilişkileri II. Viyana kuşatması sonrasıyoğunluk kazanmıştır. İngiltere’nin bu dönemde Osmanlı ile ilişkilerinintemeli, doğuyla ulaşım bağlantısı yönünden stratejik önemi olan ve doğalkaynakları bakımından son derece zengin olan Hindistan’ı güvenlik içindetutmaktır. İngiltere, Hindistan’ı ele geçirdiği sırada, Osmanlı Devletizayıflamaya başlamış ve Hindistan Osmanlı Devleti’nin genişleme kapsamıdışında kalmıştır Mughul, 1974. Bu nedenle, İngiltere, bölgenin güçlüİmparatorluğu olan Osmanlılarla çatışma durumuna girmemiştir. İngiltere budönemde Osmanlı devleti ile çatışmaktan ve karşı karşıya gelmekten kaçınsada İngiltere’nin Hindistan’a yerleşmeye başlaması ile bu ilişkiler biraz dahagerginleşerek devam etmiştir Rivlin-Mughul, Szyliowich, 1965. II. VİYANA KUŞATMASI SONRASI TÜRK-İNGİLİZ İLİŞKİLERİ II. Viyana Kuşatması ve Osmanlı Devletinin Durumu Köprülü Mehmet Paşa’nın damadı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, 1676yılında sadrazamlığa geldikten sonra imparatorluğu eski gücünekavuşturmak niyeti ile bir dizi fetih hareketine girişti Özcan, 20022. Buamaçla, 1678’de Çehrin’i ele geçirdi. Bu zaferden sonra Ruslar, DinyeperNehri’nin sağında kalan toprakları Osmanlılara bırakmak zorunda devamını getirerek Osmanlı’yı yeniden Avrupa’daki en genişsınırlara ulaştırmak isteyen Merzifonlu, Orta Macaristan’da, KatolikAvusturya’ya karşı isyan eden Protestan Macarları himayesine aldı. Tökeliİmre, Osmanlılar tarafından Orta Macaristan Kralı olarak tanındı. Bu durum,Avusturya’nın tepkisine neden oldu. Bundan başka, Tökeli İmre’nin elçisinipadişaha takdim ile himaye altına aldırdı ve kendisine askerî yardımdabulundu Refik, 1332; Uzunçarşılı, 1995. Bu arada Avusturyaİmparatoru’nun elçisi Kont Alber Dö Kaprara, 1682 senesinde MerzifonluKara Mustafa Paşa’ya gelerek, bitmesine iki sene kalmış VasvarAnlaşması’nın yirmi sene uzatılmasını istedi3. Fakat Merzifonlu KaraMustafa Paşa, elçiden Raab Yanıkkale’ın iadesini, Avusturya’ya karşıhazırladığı sefer için tazminat verilmesini ve Macarların mezhep hürriyetiniistedi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın bu istekleri karşısında, Avusturyaelçisi Kont Albert de Kaprara, Yanıkkale için “kale kılıç ile alınır, yoksaburadaki söz ile kale verilmez” Silahdar, 1928; İlgürel, 1993 sözleriMerzifonluyu kızdırdı. Merzifonlu bu söz karşısında elçinin isteğini geriçevirdi Kantemir, 1980; Rifa’at, 1963. Bu gelişmelerin ardından Osmanlıordusu sefere çıktı. Ordu 3 Mayıs 1683’te Belgrad’ın karşısında Zemunönlerine geldi ve 24 Mayıs’ta buradan hareket etti. 27 Haziranda İstolni-Belgrad’da4 bir harp meclisi toplanarak bu mevsimde Yanıkkale ile Komarankalesinin fethi ve Avusturya’ya akınlar yapılması fikri mecliste Kara Mustafa Paşa mecliste ağırlığını koyarak Viyana üzerinegidilmesini kabul ettirdi Çiçek, 2001. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Viyana’ya doğru ilerlerken padişahıdurumdan haberdar etmiştir. Bu emri vaki karşısında padişah “Kasdımız Yanıkkale ve Komaran kaleleri idi; Beç Viyana kalesi dilde yoktu; Paşa neacip saygısızlık edip bu sevdaya düşmüş. Hoş imdi Hak Teâlâ âsan getüre;lâkin mukaddem bildireydi rıza vermezdim.” Silahdar, 1928 kuşatma başladığında, Avusturya imparatoru şehri terk ederek,Viyana’nın kuzeyinde daha güvenli hissettiği Lintz şehrine şehri terk etmesine rağmen daha önceden kurulan haçlı ittifakıda derhal Avusturya’ya yardım göndermiştir. Osmanlı ordusu müttefikAvrupa kuvvetlerine karşı Viyana’da ağır bir yenilgi almıştır. Bu yenilgiüzerine Osmanlı ordusunda bir panik başlamış, muhasara dağılmış ve orduBudin’e doğru geri çekilmiştir Baysun, 1993; Danişmend, 1950; Schreiber,19825 Viyana yenilgisi Avrupa’da büyük bir sevinç yarattı. Şimdiye kadaryenilmeyen Osmanlı’nın, Avrupa’da birlik olunca yenileceği girişimi ile Osmanlı’ya karşı güç birliği içerisine giren, Avusturya,Lehistan, Rusya ve Venedik, 1684 yıllında “Kutsal Îttifak”ı oluşturarak vargüçleri ile Osmanlı Devleti’ne karşı saldırmaya başladılar. II. Viyanakuşatması sonrası oluşan bozgun havası içerisinde Osmanlı ordusu Mohaçovasında büyük bir bozguna daha uğradı. Bu karışık ortamda IV. Mehmettahttan indirilerek yerine kardeşi II. Süleyman geçirildi Hammer, 2000. Karlofça Antlaşmasının İmzalanmasına Kadar Türk-İngiliz İlişkileri Osmanlı Devleti, Avrupa devletleri karşısında almış olduğu ağır yenilgilerüzerine Avusturya ile anlaşma yolları aramaya başladı. Kara İbrahim Paşa6ve Sarı Süleyman Paşa7 zamanlarında Avusturya ile barış için zemin almış olduğu üst üste galibiyetler üzerine, barış için Osmanlıdevletine kabul edemeyeceği tekliflerde bulundu. Bu arada II. Süleyman’ınhükümdar olması üzerine barış taraftarı olan Bekri Mustafa Paşa8, saltanatdeğişikliği bahanesi İngiltere ve Hollanda’nın Galata’da bulunan elçileriaracılığı ile Nişancı Zülfikâr Efendi ve Dîvân-ı Hümâyun baş tercümanıİskerletzâde Aleksandr’ı hem saltanat değişikliğini bildirmek ve hem de busebep ile mümkün olursa barış yapmak için Viyana’ya 15 Şubat 1688tarihinde elçi olarak gönderdi9. Bu heyetin, Viyana’ya gidişi sonrasıBelgrad’ın düşmesi üzerine İmparator I. Leopold, müttefikleriyle birliktedaha ağır şartlar öne sürmüştür Heywood, 198510. İngiltere’nin tümgirişimleri de fayda vermemiştir. Uzun görüşmelerden sonra bu ağır taleplerkarşısında bir anlaşmaya varılamamış ve bu teşebbüs de sonuçsuz kalmıştırRaşid, 1865. II. Viyana Kuşatması sonrası dönemde İngiltere’nin ticaret hacmindedaralma meydana geldi. Nitekim 1680’de top olan İngiltere’ninkumaş ihracatı 1685’de düştü. Bu dönemde Fransa’nınİngiltere’ye karşı üstünlüğü dikkat çekmektedir. 1687’de Fransa ihracat ve kuruş ithalat gerçekleştirir iken İngiltere sadece kuruş ithalat gerçekleştirebilmişlerdir. 1688-1699yılları arasında iyice gerileyen İngiliz Osmanlı ticareti 1695 yılından itibarenyeniden yükselişe geçmiştir. 1698-1700 yıllarında ise İstanbul’un dışticaretinde İngilizler tam egemenliği ellerine almaya muvaffak olmuşlardırKütükoğlu, 1974. İngiltere ise bu durum karşısında, Fransa ile aralarındakidüşmanlıktan dolayı Avusturya yanlısı bir tutum izleyerek Osmanlı ileAvusturya arasındaki savaşın bitmesi ve Avusturya’nın Fransa’ya karşı dahaserbest hareket edebilmesi için büyük gayret göstermiştir. Mesela Osmanlıcoğrafyasında ticari faaliyetlerden ziyade siyasi çalışmaları ile tanınanİngiliz büyük elçisi William Trumbull 1686-1691, İngiltere’ninmenfaatleri icabı savaşın bitmesi için Osmanlı nezdinde de barış için siyasigirişimlerde bulunmuştur Kurat, 1952; Heywood, 1985. Bu gelişmeler olurken, 6 Şubat 1695 Pazar günü Sultan II. Ahmet ölmüşyerine, II. Mustafa Padişah olmuştur. II. Mustafa’nın tahta çıkmasıyla, devleterkânı arasında, 1683 II. Viyana kuşatmasından bu yana yıllardır süregelensavaşları ve yenilgileri sonuçlandırma arzusu kuvvetlendi. Hatta İngiltereelçisinin Osmanlı Devleti ile Avusturya arasındaki savaşa son vermeteşebbüsü de devlet adamları arasında ferahlık yaratmıştır. Fakat II. Mustafa,devlet adamları gibi düşünmüyordu. Yeni padişah, niyetinin Kanuni SultanSüleyman gibi bizzat sefere çıkmak olduğunu bildirdi. Çünkü ona görebaşarısızlıkların sebebi, seleflerinin seferlerden uzak kalışı idi. O, bu nedenletahta çıkışının üçüncü gününde bir hatt-ı hümâyûn yayınlayarak kendindenönceki padişahların zevk ve sefaya dalıp devlet işleri ile uğraşmamalarısebebiyle düşmanların dört yandan ülkeyi sardığını belirtir. Bizzat savaşakatılmak istediğini söyleyerek, devlet erkanının bu konudaki görüşünü cevap olarak, sadrazam devlet erkânı ile yaptığı görüşmeleredayanarak padişahın savaşa katılmasının çok masraflı olmasının yanındadevlet otoritesinin bozulacağından bahseder. II. Mustafa, devlet adamlarınınbu olumsuz görüşlerine rağmen savaşa bizzat katılmaktan vazgeçmezAksun, 1994. Bu gelişmelerin ardından Avusturya ile mücadele yenidenbaşlar. II. Mustafa Avusturya üzerine çıktığı iki zaferi başarı ilesonuçlandırır. Sultan II. Mustafa Osmanlı Devleti’nin II. Viyana bozgunundan sonra almışolduğu yenilgilere son vermek ve II. Macaristan seferinde başarı eldeetmesinden cesaret bularak, 12 Nisan 1697 tarihinde III. Macaristan seferineçıkmaya karar verdi11. Bu sefer sırasında Osmanlı ordusunun uygulamışolduğu yanlış savaş stratejisi sonucu Zenta mevkiinde ağır bir yenilgi adamları bu yenilgi üzerine barışı daha ciddi düşünmeye yeni atanan sadrazam Hüseyin Paşa Zenta yenilgisi sonrası 1683 yenilgisinden bu yana müttefik Avrupa kuvvetlerine karşı devametmekte olan Osmanlı yenilgisine ve geri çekilmesine son vermek niyetindeidi. Padişah da aynı şekilde Zenta bozgununun izlerini silmek için Hüseyin Paşa’ya barış görüşmeleri devam ederken büyük birordu hazırlatmayı da ihmal etmedi12. Karlofça Antlaşmasının İmzalanması Sırasında Türk- İngiliz İlişkileri Osmanlı tarihinin seyrine tesir eden Zenta savaşında ordunun sekizde biritelef olduğu gibi yüklü miktarda hazine kaybedilmiştir. Daha da önemlisi,savaş sırasında vezîriâzam Elmas Mehmet Paşa da şehid düşmüş “Mühr-iHümâyûn”13 sefer meydanında kalmıştır Uşşâkîzâde, 2005. Alınan büyükyenilgi, Kutsal İttifak Devletlerine bırakılan yerlerin geri alınamayacağı,hatta eldeki toprakların dahi korunamayacağı düşüncesini doğurdu. Bununüzerine devletin ileri gelenleri barışa sıcak bakmaya başladılar14. OsmanlıDevletinin barışa yanaşmasında İngiltere elçisi Peget’in girişimleri de etkiliolmuştur. İngiltere II. Viyana kuşatması sonrası dönemde devam eden büyüksavaş döneminde barış için her fırsatta Osmanlı Devleti ile Avusturyaarasında arabuluculuk yapmıştır. Dönemin devlet adamlarına adetayalvarırcasına barışa yanaşmaları için ricada bulunmuştur. Yukarıda da ifade edildiği gibi ikinci Viyana kuşatması sonrası oluşanbozgun döneminde İngiltere elçisi Lord Peget, barış için zemin ararkenSadrazam Elmas Mehmet Paşa’nın Fransız yanlısı olması ve İngilizgemilerinin Osmanlı sularında korsanlık yaptıkları söylentileri üzerine Türk-İngiliz ilişkileri ve ticareti en durgun dönemini yaşamaya başlamışdiyebiliriz. Zenta bozgunu sonrası Sadrazam olan Hüseyin Paşa dönemindebu anlayış değişmeye başladı Heywood, 1985. Nitekim Köprülü Hüseyin Paşa sadrazam olduktan kısa bir süre sonra 1698 başlarında İstanbulKaymakamı, Kaptan Paşa ve İzmir Kadısına yollamış olduğu bir hüküm ileİngiltere’nin eskiden beri Devlet-i Aliye ile dost olduğunu, Kralın OsmanlıDevletine karşı sadakat içerisinde bağlı olduğu bundan dolayı da İngiliztüccarlarına ahidnâme-i hümâyûn gereği hareket edilmesi gerektiği fakatGalata’da bazı kimselerin, bu tüccarları rencide ettikleri hatta daha da ilerigiderek tüccarları dövdükleri beyan edilerek bunun önüne geçilmesiistenmiştir. İzmir gümrüğünde ise %3 verginin dışında tüccarlardan ekgümrük vergisi talep edildiği, kesinlikle böyle bir duruma mahalverilmemesi istenmiştir. Hükümde devamla bu duruma neden olanlarıncezalandırılması ifade edilerek kesinlikle buna benzer bir şeyin bir dahayaşanmaması konusunda görevliler uyarılmıştır Refik, 1930; Ülker, 1989 büyük elçisi Peget barış görüşmeleri sırasında Osmanlıhükümeti nezdindeki itibarına da güvenerek Hüseyin Paşa’ya göndermişolduğu diğer bir arzında, İngiliz tüccarlarının bir limana indirip gümrükvergisini vermiş oldukları bir malı, bu limanda satamayıp başka bir limanataşımak istedikleri zaman, gümrük görevlilerinin tekrar vergi istediklerihususunda şikayetçi olmuştur16. Bu durum incelendikten sonra elçinin isteğiyerinde bulunarak görevlilerden tekrar böyle bir vergi istememeleri içinhüküm yazılmıştır. Osmanlı Devleti sınırları içerisindeki uluslararasıticaretin güvenli bir şekilde yapılması için gayret göstermiştir. Özelliklesavaş dönemlerinde İzmir gibi liman şehirlerinde devletin kapitülasyonlar ilebelirlemiş olduğu vergi dışındaki istekler artmıştır. Devlet bu durumkarşısında elçinin isteği üzerine böyle durumların yaşanmaması için tedbirleralma yoluna gitmiştir.Ülker, 1989. Bazı kaynaklarda dönemin sadrazamı Hüseyin Paşa’nın barışa meyilliolduğu ifade edilse de diğer bazı kaynaklarda da sadrazamın barışa meyilliolmadığı ifade edilmektedir. Bu kaynaklarda gerekçe olarak Zenta Faciasıgibi nazik bir durumdan sonra barış yapmanın Osmanlı Devleti için faydalıolmadığı düşüncesi hâkimdir. Bazı kaynaklarda da Hüseyin Paşa’nın barıştaraftarı gibi gösterilmesi ise onun İngiltere ve Hollanda elçileri ile barışgörüşmelerinde bulunması ve onların girişimleri ile barışa yaklaşmışolmasındandır17. Mesela Nâima, eserinde “İngiltere elçisinin yalvarmasınadayanamadı” şeklinde bir ifade kullanması devletin barış taraftarı değiliken, elçilerin girişimi ile bu işe yanaşmış izlenimini vermektedirNâima,1280; Kösoğlu, 1997. Uzun süredir devam etmekte olan bu savaşlarda, büyük kayıplar vermiş olanAvusturya ve Venedik’te barış taraftarıydı. Çünkü Avusturya, Fransa ile demücadele etmekte idi. Özellikle İspanya tahtı veraseti meselesinin ortayaçıkışından sonra, iki cephede birden zor durumda kalmıştır. Fransa KralıXIV. Louis, torununu İspanya Kralı yapabilmek için Avrupa savaşınahazırlanıyordu. Avusturya ise İspanya’da sönmek üzere olan Habsburghanedanına, kendi prenslerinden birini oturtmak istiyordu. ÇünküAvusturya’da da aynı haneden iktidarda idi. Bu yüzden Avusturya ile Fransaarasında “İspanya Veraset Savaşları” denen bir mücadele vardıKennedy,1998; Shaw, 198318. Avrupa devletlerinin tamamı XIV. Louis’e cephe almışdurumda idi. Fransa bu durumda yalnız kalmıştı. Aynı zamanda OsmanlıDevleti ile uzun süredir dost olan bir devletin güçlenmesini deistemiyorlardı. İspanya, sömürgeleri ile beraber Amerika kıtasının büyük birkısmını elinde bulundurmakla beraber git gide güç kaybetmeye böyle kritik bir durumda Avusturya’nın uzun süredir savaşmış olduğuOsmanlı ile yeniden savaşa tutuşması Avrupa devletlerini güç durumasokabilirdi. Tüm bu nedenlerden dolayı İngiltere, Fransa ile aralarındaki olanmücadelenin de etkisi ile Avusturya’nın Osmanlı karşısında daha serbesthareket edebilmesi için barışa aracılık yapmaya başlamıştır Özcan, 2001. Her iki tarafta hal böyle iken, İngiltere ve Hollanda elçileri Avusturya lehineanlaşmaya zemin aramaktaydılar. Sultan II. Mustafa han ise hiç olmazsakaybedilen toprakların bir kısmını geri almak niyetindeydi. Bundan dolayıda barışa yanaşmak istemiyordu. İngiltere ve Hollanda elçilerinin ısrarlıisteklerini gören Sadrazam Hüseyin Paşa, her ne kadar böyle bir durumdabarış yapmak istememesine rağmen, uzun süredir devam etmekte olansavaşları bitirmek için bu ısrarları ve Avusturya’nın içinde bulunduğudurumu da dikkate alarak barışın iyi bir fırsat olduğunu düşünmeyebaşlamıştır19. Hüseyin Paşa, Edirne’ye gelen İngiltere’nin devamlı elçisi Peged veHollanda’nın elçisi Koler ile müzakerelerde bulundu20. Bu iki elçi,krallarının Avusturya ile dostluğu kadar Osmanlı ile de dost olduğunu, onaltı yıldır devam etmekte olan savaşın son bulması gerektiğini, bunun için dearacı olabileceklerini bildirmişlerdir. Hüseyin Paşa da devletin toparlanmasıiçin, böyle bir durumda barışa meyilli olmasa bile, savaşın devam etmesinide istememekte idi. Tüm bunların ötesinde böyle nazik bir anda savaşadevam etmek, gelecek felaketlere zemin hazırlamak demekti. İngiltere ve Felemenk Kralları, İstanbul’daki devamlı elçileri aracılığı ile Hükümetinbarışa yatkın olduğunu öğrendiklerinden dolayı bu dönemin iyi bir fırsatolduğunu düşünerek biraz daha bastırmışlardır Rifa’at, 1967;Kolodzıejczyk, 2000. Osmanlı Devletinin barışa yanaşması üzerine Hüseyin Paşa, dîvân-ıhümâyun tercümanlarından İskerlet-oğlu Alexandre Mavrokordato’yu elçilerile temasa memur etti. İngiltere elçisi Peget’ten alınan temenniler, tekrargörüşüldükten sonra barış için zemin hazırlandı. Bundan sonrada İngiltereelçisi Peget sekreteri Schreyer’i ile III. William’a barış yapılması hususundabir mektup gönderdi. Avusturya Hükümeti de Osmanlı Devleti’nin barışteklifini “uti possidetis”, “âlâ hâlihi” mevcut durumu muhafaza kabulettiğini bildirdi21. Osmanlı Devleti, Avusturyalıların barış görüşmeleri için,murahhas tayin etmeleri üzerine Osmanlı Devleti adına Reîsülküttâp RâmiMehmet Efendi’yi murahhas tayin ederek Baş Tercüman İskerlet-oğluMavrocordato ile beraber yanlarında İngiltere elçisi ile birlikte Belgrad’agöndermiştir22. İngiltere, iki tarafın barışa yanaşması için göstermiş olduğu gayretigörüşmelere sırasında da devam ettirmiştir. Peget’in sekreteri ve PostacısıLondra, Viyana ve Edirne arasında adeta mekik dokumuştur. Bu zamanzarfında defalarca at sırtında Londra ve Viyana’ya gitmiş başlamadan önce ortaya çıkan bir takım pürüzler İngiltere’nintemsilcisi Peget’in girişimleri ile hatta Osmanlı tarafını tutması sonucuçözümlenmiştir. Mesela bu pürüzlerden üçüncü pürüz; müzakere salonununçerge nasıl ve kimin tarafından kurulacağı meselesi idi. Çergenin kurulmasıhususunda Avusturya ve Venedik uzlaşmaz bir tutum içerisine Osmanlılar tarafını tutması neticesinde, çerge Râmi Mehmet Efenditarafından kurdurulmuştur. Karlofça müzakerelerinde ilk olarak İngiltere’nin elçisi Peget söz alarak biraçılış konuşması yapmıştır. Elçi iki tarafın barışa yanaşması hakkında,kendilerinin arabuluculuk yaptığını, bu arabuluculuk sayesine savaşdöneminin biteceğini ve iki tarafında dost olacağını vurgulamıştır23. Karlofçagörüşmeleri sırasında müzakereler iki tarafın isteklerinde ısrar etmesiüzerine zaman zaman bitme noktasına gelmiştir. Bu durum İngiltere elçisiningirişimleri ile sakinleşmiştir. Peget görüşmeler boyunca İngiltere’nintarafsızlığını korumaya çalıştıysa da İngiltere’nin menfaatleri icabıAvusturya ve Venedik tarafı bir tutum izlemiştir. Karlofça Anlaşmasınınimzalanması sırasında görevli olan Rus elçisi ise Rusya’ya yollamış olduğuraporunda, bunun aksini savunarak İngiltere elçisinin Osmanlı taraftarı birtutum içerisinde olduğunu ifade etmektedir Uzunçarşılı, 1995; Şutoy, 1989. KARLOFÇA ANTLAŞMASI SONRASI TÜRK İNGİLİZ İLİŞKİLERİ 26 Ocak 1699 tarihinde imzalanan Karlofça Anlaşması ile Osmanlıdevletinin askeri yenilgisi siyasi alana da kaymış diyebiliriz. Çünkü Osmanlıbu anlaşma ile ilk defa resmen Avrupa’nın siyasi ve askeri üstünlüğünütanımıştır. Tarihinde ilk defa geçici olarak değil; çekilmede değil,müzakereler ile Avrupa devletlerine resmen toprak bırakmak zorundakalmıştır Quataert, 2002. Karlofça Anlaşmasının imzalanmasında büyük gayret sarf eden İngiltere’nindevamlı elçisi Peget’in, Osmanlı ülkesinde görev süresinin dolması üzerineyerine 23 Mart 1702’de Rober dö Sutton atanmıştır24. Sutton II. Mustafatarafından kabul edildiği zaman, padişah kendisine “İngilizler bizim iyi ve eski dostlarımızdır ve bizim onlarla büyük dost olduğumuzun deliliniher fırsatta göstereceğiz. Krala dostane tavassutlarından dolayıteşekkürlerimiz ve dostluğuna olan itimadımızı bilhassa göstermektengeri kalmayacağız” demiştir Uzunçarşılı, 1995. Fakat bu dostlukilişkilerine rağmen, İngiltere’nin XVIII. yüzyılın ortalarından itibaren yavaşyavaş emperyalizme doğru yöneldiğini de söyleyebiliriz. Emperyalizmeyönelen İngiltere, bu emelini gerçekleştirebilmek amacı ile tüm enerjisiniŞark’ı ele geçirmek yani Osmanlı ve İslam coğrafyasına hâkim olmak içinharcamaya başlamıştır. İngiltere, bu coğrafyaya hâkim olabilmek içinOsmanlı Devletinin siyasi ve idari istiklaline dokunmadan çeşitli anlaşmalarıve sözleşmeleri kabul ettirerek birtakım imtiyazlar sağlamak ve bu şekildeimparatorluğa nüfuz etmek istemiştir. İngiltere bu sayede birçok ayrıcalık veüstünlük de elde etmiştir Kodaman, 1980. Nitekim tarihi süreç,İngiltere’nin XVII. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı ile olanilişkilerinde, tüm politikalarını Şark Felsefesi üzerine kurmuş olduğunundelilidir. Osmanlı Devleti de II. Viyana kuşatması sonrası imzalanan Karlofçaanlaşmasından sonra, barış dönemini fırsat bilip devleti yenidenyapılandırmak için kendisinden önceki ıslahat fikirlerinden ve layihalardanda yararlanarak her alanda birtakım ıslahatlara girişmeyi ihmal etmemiştirReşid, 1327; Palmer, 1992. Karlofça anlaşması ile sonuçlanan müzakereler için anlaşma devletlerinin vediğer bazı batılı devletlerin başkentlerinde, Osmanlı temsilcilerinin“Hıristiyan murahhaslarını aldattıkları” söylentileri çıkmasına nedenolmuştur Aksun, 1994. Karlofça antlaşmasından sonra başta İngiltereolmak üzere Avrupalı devletler Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmak içinbüyük çaba göstermişlerdir. Anlaşma sonrası kaptan paşa ve kadılaragönderilen hüküm ile İngiltere, Hollanda, Venedik gibi devletlerinİstanbul’da bulunan elçileri, adalara yakın yerlerdeki konsolosları aracılığıile Hıristiyan halkın vergilerine talip olduklarından, bu işten derhal elçektirilmeleri ve hiçbir şekilde adı geçen devletlerin bu halka sahipçıkmamaları hususunda uyarılmıştır25. Diğer taraftan İzmir muhafızı ve dahabirçok vali ve kadılara yazılan emirler ile Osmanlı tabiiyetinden zorunluolarak başka devletlerin tahakkümüne giren Zenta, Kefalonya, Korfu vebaşka yerlerdeki ahalilerin durumları hakkında bilgi verilerek ilgilenilmesive adı geçen devletlere karşı hukuklarının korunması, gerekirse Osmanlısınırlarına taşınması hususunda uyarılmışlardır26. SONUÇ Osmanlı Devleti ile İngiltere arasındaki ciddi anlamda siyasi ve ticariilişkiler coğrafyanın verdiği uzaklığın etkisi ile geç başlamıştır. OsmanlıDevleti ile İngiltere arasındaki bu ilişkiler Karlofça antlaşmasına kadarkarşılıklı dostluk ve çıkar içerisinde devam etmiştir. II. Viyana bozgunu ve bozgunun sonucunda imzalanan Karlofça Antlaşması,Osmanlı tarihinde yeni bir dönemin başladığının göstergesi Osmanlı ordusu II. Viyana kuşatması sonrası savaşlar dizisinikaybettikten sonra bu anlaşmayı imzalayarak savunmaya çekilmek zorundakalmıştır. Devrin sadrazamı Köprülü Amcazâde Hüseyin Paşa bu barışdönemini fırsat bilip devleti yeniden yapılandırmak için kendisinden öncekiıslahat fikirlerinden ve layihalardan da yararlanarak her alanda birtakımıslahatlara girişmeyi de ihmal etmemiştir. Bu barış döneminde devlet,Kuzeyden gelen düşmana karşı da toparlanma fırsatı bulmuştur. İngiltere, II. Viyana kuşatması sonrası kendi menfaati icabı tarafsızlıkpolitikasını sürdürmeyi tercih etmiştir. İngiltere, Karlofça anlaşmasınınimzalanması için Kutsal İttifak devletleri ve Osmanlı devleti arasımdaarabuluculuk yapmıştır. İngiltere Karlofça antlaşmasının imzalanması içinçok büyük çaba sarf etmiştir. İngiltere’nin Avusturya ile Osmanlı Devletarasındaki savaş döneminin bitmesinin istemesinin temel sebebi ticarikaygılarından kaynaklanmaktadır. Çünkü bu dönemde İngiltere’nin Akdenizticaretinde ciddi bir daralma ve gerileme dikkat çekmektedir. İngiltere, Karlofça anlaşmasının imzalanmasına kadar geçen süreçte ticariilişkilerinin zarar görmemesi için Osmanlı Devleti ile iyi ilişkilerini herfırsatta güçlendirmeyi ve devam ettirmeyi tercih etmiştir. Fakat Karlofçaantlaşması ile sonuçlanan müzakereler sonrası tarafsızlık ilkesindenvazgeçen İngiltere, Türk ve İslam dünyası üzerindeki baskısını artırmayabaşlamıştır. XVIII. Yüzyılın başlarından başlamak üzere İngiltere’ninpolitikalarında kesin bir değişimin olduğunu da söyleyebiliriz. KAYNAKÇA Arşiv Kaynakları BOA, A. {DVN. DVE. d. 35/1. BOA, Ali EmiriAE - Mustafa-II, 1/77; 4/355, 7/649, 8/762, 9/890. BOA, Babı Asâfi D., A. DVN, 277/99; 252/81, 83, 253/72. BOA, Cevdet Tasnifi, Hariciye, 8571, 1092. BOA, A. {DVNS. MHM. d 106, 111. BOA, A. {VKN d, 2/1700, s. 6, 8. BOA, C. AS, 37771. BOA, C. HR, 1092; BOA, 151/150. BOA, İE, DH, 1649. BOA, İE. HR, 352, 353, 523, 542, 543, 544. BOA, 2150, 6371, 7744. Kitaplar Aksun, Z. N. 1994. Osmanlı Tarihi-II, İstanbul Ötüken. Aktepe, M. 1991 “Amcazâde Hüseyin Paşa”, DVY, 3 8-9. Behçeti-al Seyyid İbrahim, Silsiletü’l-Asafiyy fi Devleti’l-hakaniyeti’l-Osmanniyye, Köprülü Ktp., 9435 II. K. 212. Defterdar M. P. 1995. Zübde-i Vekayiât, Haz. Abdülkadir Özcan, AnkaraTTKY. Danişmend, İ. H. 1950. İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, İstanbulTürkiye. Kolodzıejczyk, D. 2000 Ottomon -Polish Diplomatie Relations 15th, 18thCentury, Brill. Kantemir, D. 1980, Osmanlıİmparatorluğu’nun Yükseliş ve Çöküş Tarihi,C. III, Çev. Özdemir Çobanoğlu, Ankara Kültür Bakanlığı. Kennedy, P. 1998. Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri, Çev. Ankara İş Bankası. Kurat, A. N. 1952. Türk İngiliz Münasebetlerine Kısa Bir Bakış, AnkaraTTKY. Kütükoğlu, M. 1974. Osmanlı İngiliz İktisadî Münasebetleri, Ankara TürkKültürü Araştırma Enstitüsü. Kösoğlu, N. 1997. Türk Dünyası Tarihi ve Türk Medeniyeti ÜzerineDüşünceler, İstanbul Ötüken. Meram, A. K. 1969. Belgelerle Türk-İngiliz İlişkileri Tarihi, İstanbulKitaş. Mughul, 1974. Kanunî Devri Osmanlıların Hint OkyanusuPolitikası ve Osmanlı-Hint Müslümanları Münasebetleri, 1517-1538,İstanbul Fetih. Mustafa Naîmâ Efendi, Naîmâ Tarihi, C. 1, İstanbul, 1280, s. 58; Palmer, A. 1992. Osmanlı İmparatorluğu Son Üç Yüz Yıl Bir Çöküşün YeniTarihi, İstanbul Sabah. Purgstall B. H. 2000. Büyük Osmanlı Tarihi, C, VI, İstanbul Sabah. Quataert, D. 2002. Osmanlı İmparatorluğu 1700-1922, İstanbul İletişim. Râşid Mehmed Efendi1865, Tarihi Râşid-II, İstanbul. Rami Mehmet Paşa, Vekayi-i Musâleha, Millet Kütüphanesi, Reşit EfendiKısmı, Nr. 685. Refik, A. 1930. Hicri Onikinci Asırda İstanbul Hayatı 1100-1200,İstanbul Devlet Matbaası. Ahmet Refik, Felaket Seneleri, İstanbul, 1332. Reşid, A. 1327. Haritalı ve Resimli Mükemmel Tarihi Osmanî, C. II,İstanbul. Schreiber, G. 1982. Edirne’den Viyana Kapılarına Kadar TürklerdenKalan, İstanbul Milliyet. Silahdar Fındıklı Mehmet Ağa, Nusretnâme, C-I, Sad., İ. Parmaksızoğlu,Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul, 1962. Silahdar Fındıklı Mehmet Ağa, Silahdar Tarihi, C. II, Orhaniye Matbaası,İstanbul, 1928. Stanford, S. 1983. Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye, Çev., İstanbul E Yayınları. Uçarol, R.1995. Siyasi Tarih, İstanbul Filiz. Uşşâkîzâde es-Seyyid İbrâhîm Hasîb Efendi. 2005. Uşşâkîzâde Târihi-I-II,İstanbul Çamlıca. Zülfikar Paşa, Sefaretnâme, s. 15, Wolfgang Jopst Der esandtschaftsberichtdes Zü l-Figar Efendi über die fridensverhandlungen in Wien 1689, DoktoraTezi, Üniversität Wien, Wien, 1980. Makaleler Abou el-Haj, R.1967. “Ottoman Diplomacy At Karlowitz” Journal Of TheAmerican Oriental Society, 87/4 500-520. Abou-El-Haj, R 1963. The Reisülküttab And Ottoman Diplomacy AtKarlowitz, İstanbul. Aktepe, M. M. 1991. “Amcazâde Hüseyin Paşa”, DİA, C. III, İstanbulDVY. Baysun, M. C. 1993 “Mehmet IV”, C. VII, İstanbul MEB. Heywood, C. J. 1985. “1689-1698 Yılları Arasında İngiliz-TürkDiplomatik İlişkileri” Türk-İngiliz İlişkileri 1583-1984, AnkaraBaşbakanlık 33-41. İlgürel, M, 1993. “IV. Mehmet”, DGBİT, C. XI, İstanbul Çağ. Çiçek, K. 2001. “II. Viyana Kuşatması ve Avrupa’dan Dönüş 1683¬1703”, Türkler-Osmanlı, C. IX, İstanbul Yeni Türkiye. Kodaman, B. 1980. “Avrupa Emperyalizminin Osmanlı İmparatorluğunaGiriş Vasıtaları 1838-1914”, Milli Kültür 23-33. Laçiner, S. 2005. “Türkiye - İngiltere İlişkileri ve İşbirliği İmkanları"http//www. php?id=68 Molnar, M. 2001. “Venedik Kaynaklarında Karlofça Antlaşması,Diplomasi ve Tören”, Türkler-Osmanlı, 9 783-791. Molnar, M. 2001. “Karlofça Antlaşması’ndan Sonra Osmanlı-HabsburgSınırı 1699-1701” Türkler-Osmanlı, C. I, İstanbul Yeni Türkiye. Özcan, A. 2002. “Köprülüzâde Fazıl Ahmet Paşa”, DİA, C. XVI, İstanbulDVY. Şutoy, V. E. 1989. “Osmanlı Devleti’nin 1700-1709 Kuzey SavaşıYıllarındaki Tutumu”, Belleten, 207, 208 903- 966. Ülker, N. 1989. “XVII. Yüzyılın İkinci Yarısında İzmir’deki İngilizTüccarına Dair Ticari Problemlerle İlgili Belgeler”, Belgeler, 18 261-319. 1 Dr., Milli Eğitim Bakanlığı. 2 Defterdar Sarı Mehmed Paşa, Zübde-i Vekayiât, Haz. Abdülkadir Özcan, TTKY,Ankara, 1995, s. 7-70. 3 Avusturya, Vasvar Antlaşmasının uzatılmasını Batıda Fransa ile savaştığından istemiştir. 4 Stuhlweisenburg, Budin vilayetinde bir sancağın adı. 5 Ahmet Ağa, Viyana Kuşatması Günlüğü, Çev. Richard F. Kreutel, Türkçesi, Esat Nermi,Milliyet Yayınları, İstanbul, 1970, s. 50. 6 Sadareti, 15 Aralık 1683 - 18 Aralık 1685. 7 Sadareti, 18 Aralık 1685 - 23 Aralık 1687. 8 Sadareti, 30 Mayıs 1688 - 7 Kasım 1689. 9 Zülfikar Paşa, Sefaretnâme, s. 15, Wolfgang Jopst Der Gesandtschaftsbericht des Zü l-Figar Efendi über die fridensverhandlungen in Wien 1689, Doktora Tezi, ÜniversitätWien, Wien, 1980. 10 Rami Mehmet Paşa, Vekayi-i Musâleha, Millet Kütüphanesi, Reşit Efendi Kısmı, Nr. 685,s. 3a. 11 BOA, A. { 2/1700, s. 2; BOA, 2150; BOA, 151/150; BOA, İE,DH, 1649; BOA, Ali Emiri, Mustafa-II, 4/355, 7/649, 8/762, 9/890; BOA, 6371;BOA, C. AS, 37771. 12 BOA, Ali Emiri, Mustafa-II, 1/77; BOA, A.{DVN, 252/81. 13 Bu mühür bugün Viyana müzesinde saklanmaktadır. 14 BOA, A. { 2/1700. 15 BOA, A. {DVN. DVE. d -35/1, s. 62vd. 16 Liman ve iskelelerde yabancı tüccarlara karşı “ahidnâme-i humayun” dışında davranışlar1697, 1698, 1699 yıllarında artmıştır. Bu dönemde kadılara ve görevlilere gönderilenbelgelerde de yoğunluk mevcuttur. 1699 sonrası ise bu hukuksuz davranışlarda azalmagörülmektedir. 17 BOA, A. {DVN, 252/83, 253/72; Behçeti-al Seyyid İbrahim, Silsiletü’l-Âsafiyy fiDevleti’l-Hakaniyeti’l-Osmanniyye, Köprülü Kütüphanesi, 9435 II. K. 212, vr. 2. 18 BOA, A. { s. 722, 726. 19 Behçeti İbrahim Efendi, vr. 181a; Uşşâkîzâde Târihi, s. 310, 315. 20 BOA, 7744, s. 6, 11, Râmi Efendi, İskerletzâde, Peget ve Coller’in 22 Haziran1698 ile 25 Şubat 1699 tarihleri arasında harcamaları; BOA, İE. HR, 523, 542, 543, 544. 21 BOA, İE. HR, 352, 353 Karlofça'ya giden heyetin harcamaları; Sulhnâme, s. 10b, 12a;Behçeti İbrahim Efendi, vr. 181a. 22 BOA, İE. HR, 379, 542. 23 Sulhnâme, s. 57b; Uşşâkîzâde Târihi, s. 359. 24 BOA, C. HR, 1092; BOA, A. {DVN, 277/99; BOA, A. {DVN. DVE. d, 35/1, s. 62, 65;Raşid Mehmed Efendi, Tarihi Râşid, C. II, İstanbul, 12821865, s. 528; Defterdar SarıMehmed Paşa, Zübde-i Vekayiât, Haz. Abdülkadir Özcan, TTKY, Ankara, 1995, s. 725;Uşşâkîzâde es-Seyyid İbrâhîm Hasîb Efendi, Uşşâkîzâde Târihi, C. I-II, Haz. RaşitGündoğdu, Çamlıca Basım Yayın, İstanbul, 2005, s. 489. 25 BOA, MD-111, Evahiri Zilkade 1112. 26 BOA, Cevdet, Hariciye, 8571.
Karlofça Antlaşması birçok devletin imzalamış olduğu bir antlaşmadır. Osmanlı İmparatorluğu, Kutsal Roma İmparatorluğu, Venedik, Lehistan Litvanya birliği ve Rus çarlığı tarafından imzalanmış olan bir antlaşmadır. Karlofça antlaşması hazırlanması ve imzalanması yaklaşık olarak 2 ay sürmüştür. Karlofça antlaşması bir barış antlaşmasıdır. Osmanlı devletinin büyük toprak kayıpları yaşadığı bir antlaşmadır. Karlofça Antlaşması Kısaca Özeti Osmanlı devleti Viyana kuşatmasının ardından yaklaşık olarak 16 yıl bir cephe savaşları sürmüştü. Bu başarısız kuşatma ile birlikte Osmanlı imparatorluğu artık gerileme dönemine girmişti. Dönemde Avusturya muhtemelen kesin çıkacağı düşünülen Fransa savaşından önce barışçıl bir politika izliyordu. Venedik'te o dönemde pek çok savaşa girmiş ve bu savaşlardan istediği sonuçları elde edememişti. Venedik Avusturya'nın bu politikasını izlemeye karar verir ve o da artık barışçıl bir politika izler. Barışçıl politika Avrupa'da da iyice yayıldı. Rusya ve Lehistan arasında da aynı politika izlenmiş ve barışçıl bir yola girmeleri iki tarafça da uygun olarak görülmüştü. Bu antlaşmalar yaşanırken Osmanlı devleti de aynı şekilde bir antlaşma yapmayı uygun buldu. Yapılan bu antlaşma ise Osmanlı tarihinin gerileme dönemine girmesine sebep olacak bir antlaşma idi. Her dönemde kendi isteklerini kabul ettiren bir Osmanlı devleti ilk kez masa başı diplomasini tanıdı. Bu şekilde Osmanlı devleti ilk barışçıl antlaşmasını imzalamış oldu. Osmanlı devleti bu antlaşmayı gerçekleştirmek için ilk kez bir arabulucu vekili tayin etmek istedi. Bu antlaşmaya göre antlaşmaya taraf olan devletlere eski toprakları verilmesi uygun olarak görüldü. Karlofça antlaşması böylece Osmanlı devletinin yenildiğinin ilk belgesi olarak da tarihe geçmiştir. Bu antlaşmaya göre ise Osmanlı devleti egemenlik haklarını tek bir sınır çizgisi ile kabul edeceğini de beyan eder. Bu antlaşmaya göre de Osmanlı devleti Rus çarının imparatorluk unvanını da tanımış olur. Karlofça antlaşmasının ara buluculuğunu da İngiltere ve Hollanda üstlenmiştir. Karlofça Antlaşması Tarihi Karlofça Antlaşması 16 Kasım 1698 yılında yazılmış ve 26 Ocak 1699 yılında imzalanmıştır. Karlofça Antlaşması Maddeleri Şartları - Ukrayna ve Podolya Lehistan'a bırakıldı. - Antlaşma Avusturya kefilliği arasında gerçekleşecektir. - Mora yarımadası Venedik'e bırakıldı. - Ayamavra ve Dalmaçya kıyıları da Venedik'e verilecektir. - Antlaşmanın geçerliliği 25 seneden ibarettir. - Erdel Avusturya'ya verilecektir. - Banat ve Temeşvar hariç bütün Macaristan Avusturya'ya verilecektir. - Sava ırmağı sınır Antlaşması Önemi Karlofça antlaşması Osmanlı imparatorluğunun yenilgisinin ilk belgesi olarak bilinen antlaşmadır. Aynı zamanda bu antlaşma ile birlikte Osmanlı imparatorluğu batıda büyük bir toprak kaybetmiştir. Osmanlı imparatorluğunun duraklama devri biterken bu antlaşma ile birlikte gerileme dönemi resmen başlamış oldu. Osmanlı imparatorluğu bu antlaşma ile birlikte Avrupa'dan geri çekilmeye başladı. Avrupalılar ise saldırı pozisyonuna geçmişti. Bu antlaşma ayrıca 1700 yılında Karlofça antlaşmasının devam niteliği olan Rusya ile Osmanlı imparatorluğu arasında imzalanacak olan İstanbul antlaşmasına da zemin hazırlamıştır. Karlofça Antlaşması Özellikleri - Osmanlı devletinin oturmuş olduğu ilk masa diplomasisidir. - Osmanlı devletinin yenilgisinin belgesi olan ilk antlaşmadır.
Viyana kuşatması ile ilgili tüm haberler için doğru yerdesiniz. Güncel, son dakika Viyana kuşatması haberleri ve en sıcak haber akışını bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz. Viyana kuşatması konu başlığı ile ilgili haberler tarih ve giriş saatine göre aşağıda sıralanmıştır. Son yayınlanan haber ilk sırada yer almaktadır. En güncel haberler listesi üzerinden merak ettiğiniz konuyla ilgili tüm gelişmelerden haberdar olabilirsiniz. Toplam 2 Viyana kuşatması haberi yer almaktadır. Güncelleme Tarihi 0000
Oluşturulma Tarihi Mayıs 03, 2021 1350Tarih ile ilgili bazı konular sıklıkla karşımıza çıkar. Fakat daha az gündeme gelen tarihi olayları ise genellikle unuturuz. Zenta Savaşı da işte böyle bir tarihi muhaberedir. Zenta Savaşı nedir? Zenta Savaşının tarafları kimlerdir? Zenta Savaşının nedenleri, sonuçları ve önemi nedir gibi çok sayıdaki sorulara cevaplar derledik. Zenta Savaşı Osmanlı İmparatorluğu ile Avusturya orduları arasında gerçekleşmiş bir muhaberedir. Osmanlı'nın mağlubiyeti ile sonlanmış bir savaştır. Zenta Savaşı Nedir? 1. Macaristan Savaşı olarak da bilinen Zenta Savaşının bir özelliği de şudur. Osmanlı İmparatorluğu - Kutsal İttifak Savaşları'nın son önemli karşılaşması olan bir Savaşı Tarihi Zenta Savaşı 11 Eylül 1697 tarihinde Osmanlı ordusu ile Avusturya ordusunun karşı karşıya geldiği bir savaştır. Zenta Savaşı Özeti ve Zenta Savaşı Hakkında Kısaca Bilgi 1. Macaristan Savaşı olarak da bilinen ve 1697 yılında yapılan bu muhabere Osmanlı' nın yenilgisi ile son bulmuştur. Bu savaş, stratejik hataların ve ufak planlama yanlışların bile bir savaşın sonunu nasıl etkileyebileceğini göstermesi bakımından çok dikkat çekicidir. Osmanlı bu bozgun sonrası Karlofça Antlaşmasını imzalamak ve savunmaya geçmek zorunda bırakılmıştır. Zenta Savaşı Kimler Arasında Olmuştur, Zenta Savaşının Tarafları Zenta Savaşı Osmanlı İmparatorluğu ile " Kutsal İttifak" arasında gerçekleşmiş bir muhaberedir. Kutsal İttifak denilen oluşum şöyle ortaya çıkmıştır. Osmanlı'nın, Viyana önlerindeki yenilgisi Avrupa'da sevinç ve ümit dalgası oluşturmuştu. Bu ümidin sonucu olarak da Papanın önderliği ve girişimi ile Osmanlı' ya karşı Avusturya, Lehistan, Rusya ve Venedik' in katılımı ile işte bu Kutsal İttifak kurulmuştur. Zenta Savaşının Nedenleri Zenta Savaşının nedenlerine gelince l Osmanlı padişahlarından 4. Mehmed Han, Sultan 3. Süleyman Han ve Sultan 2. Ahmed Han zamanlarında süregelen Avusturya muhaberelerine 2. Mustafa Han 1695-1703 son vermek istemiştir. Bu niyetle de iki kez sefer çıkmıştır. Lipve ve Lügoş geri alınmıştır. Yine 27 Ağustos 1696 tarihinde Ulaş Zaferi kazanılmıştır. 1697 yılında da sefere Yıllarca Osmanlı devleti bu güçlü ittifaka karşı muhabere etmek zorunda kalmıştır. " Felaket yılları " olarak bilinen bu dönemde Sultan 2. Mustafa tahta geçmiştir. Yeni padişah bizzat sefere çıkmak ve Kanuni sultan Süleyman gibi büyük seferlere imza atmak istiyordu. Devlet erkanı kendisini bu arzusundan vazgeçirmek istediyse de ikna Alelacele olarak bir ordu toplandı. İmparatorluğun ücra köşelerinden bile asker alındı. Bizzat Padişah 2. Mustafa komutanlığında sefere 1. Macaristan seferinden başarı ile dönen Sultan 2. Mustafa İstanbul' da büyük bir sevinçle karşılandı. Bunun üzerine ikinci bir sefere daha çıkma kararını 2. Macaristan seferine de 1696 senesi içerisinde ufak başarılar elde edildi Lugaş ve Cebes Kaleleri 3. Macaristan Savaşı ya da Zenta Savaşı ne yazık ki Osmanlı'nın en acı ve talihsiz savaşlarından birisi olarak tarihe geçmiştir. Zenta bölgesinde yapılan muhabereden ağır bir yenilgi alınmıştır. Zenta Savaşının SonuçlarıZenta Savaşı Osmanlı İmparatorluğu bakımından tam bir bozgun olmuştur. Zenta Savaşının Sonuçlarını ana başlıkları ile şöyle sıralayabiliriz l Zenta Savaşı 2. Mustafa' nın çıktığı üç Macaristan seferinin Zenta Savaşının felaketle sonuçlanmasının sebeplerinden birisi uygulanan yanlış savaş Zenta bozgununun bir diğer sebebi de devlet erkanı arasında ortaya çıkan fikir ayrılıkları Zenta Savaşı sonuçları bakımından 2. Viyana kuşatması kadar önemli Zenta Savaşı ile hayali eski ihtişamlı günlere dönmek olan Osmanlı İmparatorluğu, savaşta mağlup olmakla artık Karlofça Antlaşmasını imzalamak ve savunmaya geçmek zorunda Savaşının Önemi Zenta Savaşı Osmanlı'nın bozgun yaşadığı mağlubiyeti ile sonlanan bir muhaberedir. arasında kayıp yaşandı. Zenta muhaberesi devam ederken Rusya'nın da Azak'ı işgal etmesiyle Padişah Sultan Han 1699 yılında Karlofça Antlaşmasını imzalamak zorunda kaldı
Oluşturulma Tarihi Ocak 17, 2020 1217Mohaç Savaşı veya Mohaç Meydan Muharebesi, Osmanlı Devleti İle Macar Krallığı arasında yapılan ve 2 saat gibi kısa bir sürede Macar Krallığı’nı yıkan bir savaştır. Mohaç Savaşı tarihi, özeti, önemi, neden ve sonuçları hakkında aradığınız tüm soruların cevaplarına en kısa süren savaş olarak geçmiş, dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman komutasında Osmanlı Devleti zafer Savaşı TarihiMohaç Meydan Savaşı, 29 Ağustos 1526 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Macar Krallığı arasında yapılmıştır. Savaşın tarihi önemi tüm Avrupa'nın etkilenmiş olmasıdır. Macaristan'ın çok önemli bir bölümü Osmanlı İmparatorluğu’nun hâkimiyeti altına Savaşı ÖzetiOsmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman ile Macar Karalı arasında yapılan savaş sadece iki saat sürmüştür. Tarihin en farklı savaşlarından birisi olmuştur. Macarlar Belgrad'ı kaybetmelerine karşın Osmanlı İmparatorluğuna karşı tehditkâr politika izliyordu. Fransa Kralı Fransuva'nın annesi, oğlunun Almanlara esir düştüğünü Kanuni Sultan Süleyman'a bildirmişti. Macarlara ders vermeyi ve bunun da Avrupa'ya gözdağı olmasını isteyen Kanuni, bunu fırsat bilerek sefer başlattı. 29 Ağustos 1526 tarihinde başlayan sefer yalnızca iki saat sürmüş ve Macaristan'ın büyük bölümü ele Savaşı’nın ÖnemiMohaç Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu’nun gücünü hem Avrupa'ya hem dünyaya göstermiştir. Tarihçilerin bazıları tarihin en kısa sürede biten savaşı dedikleri Mohaç Savaşı için Osmanlı-Avusturya çekişmesinin nedenidir Macar topraklarının bir kısmını Osmanlı diğer tarafını Avusturya istiyordu. Tarihi açıdan savaş Avrupa'nın gidişat yönünü de değiştirmiştir. Macar Krallığının çok kısa sürede yıkılması Kanuni Sultan Süleyman'ın ve Osmanlı İmparatorluğu’nun gücünü ortaya koymaktadır - Osmanlı Devleti çok güçlü imparatorluk olduğunu dünyaya kanıtlamıştır. - Osmanlı açısından Avrupa'ya açılma senaryoları doğmuş, sonrasında bu gerçekleşmemiştir. - Kanuni Sultan Süleyman toprakları çok daha fazla genişletme imkânı Savaşı Nedenleri ve SonuçlarıSavaşın Nedenleri - Macar Kralı Almanya Kralı Şarklen'ı destekliyordu. Alman Kralının da aynı şekilde karşılık vermesi Macar Kralının güvenini artırmıştı. Buna güvenen Macar Kralı Osmanlıya karşı saldırgan bir tutumla yaklaşmıştır. - Fransa Kralı Fransuva Almanlara esir düşmüştü. Fransuva'nın hem annesi hem kendisi Kanuni Sultan Süleyman'a mektup yazmış ve yardım talebinde bulunmuştur. - Kanuni Sultan Süleyman'ın niyeti Orta Avrupa'da fetihler yapmaktı. Bunun için gözdağı vermeyi amaçlayan padişah bu fırsatı yakalamıştır. - Kanuni Sultan Süleyman'ın diğer amacı Hristiyan birliğini bozmaktı. Bunun en iyi yolunun, Fransa’yı yanına çekmek olduğunu düşünüyordu. Fransa Kralının kendisinden yardım istemesi bunun için bir nevi zemin hazırlamıştı. - Osmanlı İmparatorluğu’nun fetih politikalarını artık tüm dünyaya yayma hedefi gelişmişti. Tarihin en büyük toprak parçalarına Kanuni döneminde ulaşan Osmanlı bunu daha fazla Sonuçları - Savaşın çekişmeli geçilmesi bekleniyordu. Ancak Osmanlının gücünün sanılandan daha fazla olduğu anlaşılmış, Macar Krallığı sadece 2 saat içerisinde yıkıma uğratılmıştır. - Mağlubiyetten sonra Macar Kralı değişmiş, yeni kral Jon Zapola olmuştur. - Macaristan Krallığı Osmanlının himayesine girdi. Dönemin Macar Krallığının başkenti Budin bir süre sonra Osmanlının eline geçmiştir. - Osmanlının gücünün arttığı anlaşılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun Orta Avrupa'ya olan hâkimiyeti başlamıştır. - Macaristan Krallığının alınmasından sonra yeni büyük bir rakip ortaya çıkmıştır. Macaristan Krallığının hemen yanı başında olan Avusturya, Osmanlının düşmanı haline gelmiştir. Sonraki dönemde Osmanlı ile Avusturya arasında büyük çekişmeler yaşanmaya başlamıştır. - Macar Krallığı kısa süre sonra yıkılmış, topraklarının bir bölümü Osmanlıya, öbür tarafı Avusturya'ya kalmıştır. - Kanuni Sultan Süleyman amacına ulaşmış, fetih politikasını sürdürmeye devam etmiştir. Osmanlının kara parçaları Orta Avrupa'ya uzanmaya başlamıştır. - Osmanlı yaklaşık 150 yıl kadar 2. Viyana Kuşatması - 1683 Orta Avrupa'ya hâkim olmayı başarmıştır. - Macar Kralı Layoş ve beraberinde olan komutanlar savaş esnasında hayatlarını kaybetmişlerdir. Mohaç Meydan Muharebesi 2 saat sürdüğü için tarihin en kısa savaşlarından birisi olarak nitelendirilir.
1 viyana kuşatması nedenleri ve sonuçları