🏉 Salihli Ticaret Borsası Kuru Üzüm Fiyatlari
BnAzQ3. Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, üzümde yaşanan düşük fiyat sıkıntısının bu yıl üzümlerin kalitesiz olmasından kaynaklandığını söyledi. Üzümün desteklenmesi gerektiğini kaydeden Özkasap, üzümde kalıcı çözüm bulunması için çalışma yapılması gerektiğini vurguladı. Dünyanın en kaliteli üzümünün yetiştirildiği Manisa bölgesinde Türkiye'deki çekirdeksiz kuru üzümün yüzde 90'ı üretiliyor. Bu yıl yaşanan kalite sıkıntısı ve rekolte fazlalılığı üzüm fiyatlarına da yansıyınca üzüm üreticileri sıkıntılı günler geçirmeye başladı. Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, yaş üzümde istenilen ihracatı yakalayamadıklarını ve şuanda üzüm bağlarında hala üzümlerin mevcut olduğuna dikkat çekti. 2014 yılı üzüm mahsulünün kalitesinden dolayı ciddi bir sıkıntı olduğunu dile getiren Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, "Bu seneki üzüm bağlarımızda pornozla birlikte üzümlerin birde sergi zamanı yağışlardan dolayı kalitede ciddi bir sıkıntı var. Bugün İzmir Borsasına baktığımızda üzüm fiyatları 9- 9,5 ve 10 numara üzümler 3 bin 400 lira civarında bir fiyat var. Bir taraftan da bölgemizde 7 numara 8 numara üzümler var. Bunların fiyatları da aşağı yukarı 2 bin 500- 2 bin 700 arasında gidiyor. Üzümün kalitesinden dolayı fiyatlarında bir düşüş yaşanıyor. Yani 3 bin 400 liraya da üzüm var, 2 bin 600 liraya da üzüm var" dedi. "REKOLTE ÇALIŞMASI YAPMAYACAĞIZ" Önceleri yaptıkları rekolte çalışmalarını bundan sonra Manisa Ticaret Borsası olarak yapmayacaklarını kaydeden Özkasap, şöyle konuştu "Bundan sonra bir rekolte çalışmasına girmeyeceğiz. Rekolte çalışmaları zaten adı üstünde tahmini rekolte çalışmasıdır. Şuan bakmış olduğumuz zaman üzümde bir bolluk oldu ve üretici ısrarla üzümünü emanete vermek istemiyor. Bu da tüccarımızın ihracatçımızın, sanayicimizin birbirine olan güveniyle gerçekleşen bir işin ticaretini yapıyoruz. Bu da gayet normaldir. Ticaretimizin güvene dayalı bir ticaret olması takdire şayandır. Bu sene Salihli ve Alaşehir bölgelerinin üzüm kalitesi bizim Manisa bölgesine göre daha düşük. Yaş üzümde istenilen bir ihracat yaşamadık. Şuan üzüm bağlarında hala üzümler mevcut. Üreticimiz soruyor. Bu üzümler ne olacak diye. Üzümün artık sergilik zamanı bitti. Hava şartları artık kış. Bunu değerlendirmelerine imkan ve ihtimal yok. Yine yaş olarak ihracatımızın yapılması lazım. Devletimizin bu konuda desteği olacaktır. Sayın vekillerimizle bu konuyu çok sık görüşüyoruz, irdeliyoruz. Bundan sonraki yıllar nasıl stok müessesesi kurabiliriz. Onları konuşuyoruz. Üzümde ne gibi destekleme olabilir onu konuşuyoruz. Bizim üzümümüzün yüzde 83'ü ihracata gidiyor. Yurt içi piyasasına baktığımız zaman 20-25 bin ton civarında üzüm gidiyor. Burada alkol piyasasında bir kısım üzümümüz kullanılıyor." İÇ PİYASADA ÜZÜM TÜKETMİYORUZ İç piyasada üzüm tüketilmediğine dikkat çeken Özkasap, sözlerine şöyle devam etti "Nüfus başına baktığımızda üzüm tüketimimiz 250-300 gram arasında. Bu rakam çok düşük. Bunu iç piyasada biraz daha satmamız lazım. Bugün Avrupa'ya baktığımız zaman İngiltere 1,5 ila 1 kilo 750 gram arasında kişi başına üzüm tüketiyor. Biz iç piyasada üzümü de yemiyoruz. Üretici de iç piyasada üzüm yemiyor. Üzümün iç piyasada biraz daha satılması için reklam ve çalışma yapmamız gerekiyor. Önümüzdeki sene hasat şenliklerini biraz daha kapsamlı yapacağız üzümümüzün daha fazla tanıtılması için. İhracatçılarımız pazar pazar dolaşıyor, geçen hafta Fransa'da fuardaydılar. Geçen yıl Almanya'da fuardaydılar. Yurt dışındaki fuarlarda ihracatçımız üzümü pazarlamanın mücadelesini veriyor. Üzüm sadece bizde değil. İran, Amerika'da var. Dünyaya bunlarda üzüm satıyor. Mesela geçen yıllarda fiyatlar 5 bin 300- 5 bin 400 seviyelerine çıkınca yurt dışındaki alıcıya Türk üzümü pahalı geldi ve kendilerine yeni bir pazar aradılar ve bu üzümü buldular. Bizim üzümümüzün kalitesi çok daha fazla. Üzümümüzün enerjisi, şekerlenmemesi özelliği, raf ömrü çok çok daha fazla. Biz zaten yurt dışına geçtiğimiz yıllarda her zaman dünya fiyatlarının üzerinde satıyoruz. Bu sene kalite farkından dolayı da bir sıkıntı yaşıyoruz. Üzümdeki fiyatların düşük olmasının bir sebebi de üzümdeki kalite farkı." ÜZÜMDE DAHA KALICI ÇÖZÜM GEREKİYOR Dünyada üzüm fiyatlarının düştüğüne dikkat çeken Özkasap, şunları söyledi "Geçen seneki fiyatla şuan ki üzüm satış fiyatı dolar başı ciddi bir düşüş oldu. Türkiye'deki üzüm ağırlıklı olarak Ege'de çıktığı için bunun da yüzde 90'ı Manisa'da olduğu için kalite bozukluğu da göze alışacak. Kalite geçtiğimiz yılın kalitesi değil. İyi üzüm alanlar, iç pazar yapanlar, kupon ürün yapanlar, 3 bin 400 liraya üzüm alıyor ama o üzümlerde 9 numara 10 numara üzümler. Piyasaya baktığımızda bu üzümlerden çok az var. Piyasa genelindeki üzümlerin kalitesine göre diğer üzümler arasındaki fark çok. Bunları da üzüm tüccarlarımız, üzüm ihracatçılarımız bu kalite farkını daha iyi biliyor. Bu malları değerlendirmekte bazı ciddi sorunlarda yaşanabiliyor." Devletin acilen alkol piyasasını devreye sokması gerektiğini anlatan Özkasap, sözlerini şöyle sürdürdü "Üzüme destek verilmesi gerekiyor. Üzümcüye TARSİM'in ciddi desteği var. Ürünün sigortalanmasında ürünün yüzde 50'sini TARSİM yüzde 50'sini devlet karşılıyor. Bizim son yıllardaki bilhassa Manisa bölgesindeki bağ ekim alanlarının yükseldiğini gördüğümüz şu günlerde, önümüzdeki sene ilave bağların olacağını, şuan ürün vermeyen bir kısım bağlarımız da var. Hükümetimizle bu konuda çalışıp bir prim bir destekleme veya ciddi bir stok müessesesi kurulup bundan sonraki üzümün önümüzdeki yıllarda daha rahat alınabilir ve satılabilir bir duruma getirmemiz gerektiğine inanıyorum. Şuan bu görüşmelerin hepsini yapıyoruz. Bu konuda milletvekilimiz Sayın Muzaffer Yurttaş geçtiğimiz hafta konuyu başbakanla görüştü. Milletvekilimiz Selçuk Özdağ da aynı konu üzerinde çalışıyor. Bizler de kendi bilgi ve tecrübelerimizi kendilerine iletiyoruz. Onlar da bu konuda önlemlerini mutlaka alacaklardır. Her sene TARİŞ bekleniyor. TARİŞ destek versin, fiyat farkı versin. Malı alsın düşüncesi var. TARİŞ de bu sene fiyatlar bir gevşeme durumundayken, 2,5 lira bir fiyat açıklaması piyasaları geriye doğru bastırdığına inanıyorum. Üretici TARİŞ'in 2,5 lira taban fiyat vereceğini tahmin etmedi. TARİŞ bir yere kadar destek olabiliyor ama artık üzümde daha kalıcı çözüm gerekiyor. Hükümet ve devlet bacağında daha kalıcı çözümler alınması gerekiyor. Bu sene TARİŞ'e 50 milyon- 100 milyon para verip destekleyeceğine o 50 milyon 100 milyon TL'yi daha değişik çiftçi desteğinde kullanılması gerektiğine inanıyorum." Kendilerinin 12 ay boyunca üzümü konuştuklarını anlatan Özkasap, "Üzümün ne yapılması gerektiğini biliyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçimi oldu, bazı şeylerde aksamalar oldu ama biz bu konuda gerekli çalışmaları hükümete verdik zaten. Mutlaka üzümümüzün desteklenmesi gerekiyor dedik" dedi. Geçen sene 5 bin 400 lira fiyat verilmesinin yanlış olduğunu da kaydeden Özkasap, sözlerini şöyle tamamladı "Bu rakam yanlıştı çünkü dünyanın yiyebileceği bir fiyat değildi. Bu seneki 2 lira 75 kuruşluk fiyat da yanlış bir fiyat." Yıl içinde üzümdeki fiyatın değişip değişmeyeceği konusundaki bir soruyu da cevaplandıran Özkasap, şunları söyledi "Bu bir arz talep meselesi. İki üzümün arasında bakıyorsunuz 9 numara 10 numara üzümün fiyatına bakıyorsunuz 3 bin 400 lira İzmir borsasında muamele görüyor. Aynı üzüm yine buralarda 7 numara 8 numara 2,5-2,75 fiyatla işlem görüyor. Kaliteli üzümü herkes arıyor." - MANİSA Türkiye Salihli İzmir Ekonomi Haberler
Oluşturulma Tarihi Nisan 29, 2022 0700Avrupa Birliği’nde tescilli ürünlerin tescilli olmayan benzerlerine göre ortalama kat daha yüksek fiyattan satıldığını belirten İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, “Türkiye, 2021’de 25 milyar dolarlık tarımsal ürün ihracatı gerçekleştirdi. Oysa coğrafi işaret alanındaki potansiyelimizi değerlendirebilsek bu ihracatı aynı miktar ile daha yüksek bir değere çıkarmak mümkün olabilir” değerlendirmesinde Ticaret Borsası İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Türkiye’nin coğrafi işarette hedefinin dünya pazarından yüzde 10 olması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin ekolojik yapısıyla yerel ve coğrafi işaretli ürünler konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Kestelli, “Avrupa’da toplam 3 bin 500 coğrafi işaretli ürün bulunurken Türkiye’de 3 bin potansiyel ürün bulunması büyük zenginlik. Bu potansiyeli daha iyi değerlendirmek coğrafi işaretleri ürünlerimizi etkin şekilde tanıtmak için çalışmalıyız. Son bir yılda, ülkemizde, coğrafi işaret tescilli ürün sayısı hızla iki katından fazla bir oranda artış göstermiştir. Ancak, ana amacımız coğrafi işaret tescil sayısını artırmak, bu sistemi bir arşivleme hizmeti olarak kullanmak değil, coğrafi işaretli ürünlerin yaratacağı ekonomik değeri artırmak, üretimden-pazara ideal bir değer zinciri oluşturmak ve böylece bu ürünler de sürdürülebilirliği sağlamak olmalıdır” ÇOK BÜYÜKKestelli sözlerini şöyle sürdürdü “Avrupa Birliği komisyon rakamına göre, AB’de tescilli ürünler tescilli olmayan benzerlerine göre ortalama kat daha yüksek fiyattan satılmaktadır. Bir örnek vermek gerekirse, Türkiye, 2021’de 25 milyar dolarlık tarımsal ürün ihracatı gerçekleştirdi. Oysa coğrafi işaret alanındaki potansiyelimizi layıkıyla değerlendirebilsek bu ihracatı aynı miktar ile daha yüksek bir değere çıkarmak mümkün olabilir. Coğrafi işaretlerin bir kalkınma aracı olduğu, ekonomik ve sosyal katma değer yaratma potansiyellerini harekete geçirmemiz gerektiğini unutmamalıyız. Ancak iş coğrafi işaretli ürün sayısını artırmak ve doğru tanıtıp pazarlamakla da bitmiyor. Önümüzde iklim krizi, toprak ve su kaynaklarının çeşitli nedenlerle tahribata uğraması gibi riskler varken coğrafi işaretli ürünlerin sürdürülebilirliğini de sağlamamız şart. Bunun için de ürünü eşsiz kılan havamızı, toprağımızı, suyumuzu ve insanımızın emeğini korumamamız gerekiyor.”2002’DE BAŞLADIİzmir Ticaret Borsası’nin coğrafi işaret tescil çalışmalarına 2002 yılında start verdiğini hatırlatan Kestelli, “Bölgenin geleneksel ürünleri olarak adlandırılan, bölge ve ülke ekonomisi için önem taşıyan, kalitesiyle yurt içi ve yurt dışında haklı üne sahip pamuk, çekirdeksiz sultaniye üzümü ve kurutmalık sarılop çeşit incirin coğrafi işaret tescil başvuru süreçlerini başlattı. Bu ürünlerden pamuk Ege Bölgesinin birçok ilinde, incir Aydın ve İzmir ilinde, üzüm ise Manisa, İzmir ve Denizli’de üretildiği için tescil isimlerinin bölgenin ismi olan “Ege” ibaresi ile; “Ege Pamuğu”, “Ege Sultani Üzümü” ve “Ege İnciri” şeklinde yapılmasını sağladı. Bu üç üründen sonra, erkenci özelliği ve kendine has lezzetiyle ön plana çıkan Sakız Enginarı için “Urla Sakız Enginarı” ismiyle coğrafi işaret tescili gerçekleştirildi” bilgisini işaret nedir?COĞRAFİ işaret, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri yönünden kökeninin bulunduğu yer ile özdeşleşmiş ürünleri gösteren işarettir. Bu ürünler tekil, eşsiz ve kaliteli ürünlerdir. Bilinirliğe ve şöhrete sahiplerdir. Bu nedenle de yasal düzenlemelerle koruma altına alınmışlardır. Koruma aracı ise coğrafi işaret tescilidir. Ülkemizde coğrafi işaret alan ürünlere bir kaç örnek vermek gerekirse; Ege Pamuğu, Ege İnciri, Urla Sakız Enginarı, Salihli Kirazı, Odun Köfte ve Kula Leblesi şeklinde sıralanabilir.
Oluşturulma Tarihi Nisan 29, 2022 07002008 yılında ilk coğrafi işaret tescilini Salihli Kirazı’na alan Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Salihli TSO, zaman içerisinde “Odun Köfte” ve “Kula Leblebisi” için başvurularını tamamlayarak bu ürünleri de tescilli ürünleri arasına tescilli ürünlerinin kapsamını genişleteceğini açıkladı. Salihili TSO’dan yapılan açıklamada, gerekli verilerin toplanmasından sonra Türk Patent ve Marka Kurumu’na “Sultaniye Üzüm Pekmezi” ve “Gökeyüp Güveci” için de tescil başvurusu yapılacağı bildirildi. Salihli TSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel, Salihli’ye özgü ürünlerin değerini arttırmaya yönelik olarak tescil çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirterek, şunları söyledi “Tescilli ürünlerimizi yakın zamanda beşe çıkarmaya yönelik hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Tescil koruması altında bulunan ürünlerin değeri artıyor ve özellikle yurtdışından daha çok talep görüyor. Biz de yine yöremizin iki ürünü olan Sultaniye üzümden elde edilen pekmez ve Gökeyüp Güveci’ni benzerlerine göre fark yaratan ürünler olarak tespit ettik ve bu iki konuda ilerlemeye karar verdik. Gerekli dokümanlar tamamlandıktan sonra en kısa sürede Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvurumuzu yapacağız. Üreticilerimize şimdiden hayırlı olsun.”
23 Mart 2022 Çarşamba 1343 Alaşehir Ticaret Borsası tarafından dünyaca ünlü çekirdeksiz Sultaniye üzümünün ihracatının artırılması için yapılabilecek çalışmalarla ilgili çalıştay gerçekleştirildi. Alaşehir Ticaret Borsası Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk, Alaşehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Soygür, Ege Yaş Meyve ve Sebze İhracatçılar Birliği Başkan Yardımcısı Cengiz Balık, Ege Kuru Meyve Mamulleri İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Şemsi Özgür, Alaşehir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Yılmaz Yıldırım, Alaşehir Ziraat Odası Başkanı Necdet Türk, Alaşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Seyhan ve teknik ekipler katıldı. Ticaret Borsası’nda yapılan toplantıda yaş ve kuru üzümün dünya pazarındaki payını artırmak ve karşılaşılabilecek sorunların belirlenerek çözüm yollarının neler olabileceği değerlendirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk, "Yeni bir sezon başlıyor. Sektörün temsilcileriyle birlikteyiz. Sultaniye üzümü ülkemizin stratejik bir ürünü. Bağların uyanmaya başladığı bir dönemde bu toplantının yapılmasını uygun bulduk. Nasıl bir yol haritası izleyeceğimizi kamu ve özel sektör işbirliğinin önemli olduğunu, üreticisinden ihracatçısına en doğru yolu izleyebilmek için bu tür toplantılar çok yararlı oluyor" dedi. Alaşehir Ticaret Borsası’nın ev sahipliğinde yapılan toplantıda kontrollü ilaçlama, yeni teknolojilerin kullanarak üretim kalitesi ve miktarını artırma, meteorolojik istasyonların artırılması, bilinçli ilaçlama yapılarak, hem israfın hem de gereksiz ilaç kullanımının önlenmesi için çalışmaların yapılmasına, dünya pazarlarında rekabetin arttığı ve üzümde kalitenin artırılarak, Türk ihracatçısının rekabet gücünün artırılması, bu nedenle dünya çapında tüketicinin isteklerine göre ürün yetiştirilmesi için çalışılması kararı alındı. Toplantıya katılan, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Şemsi Özgür, "Çekirdeksiz üzümümüz ana ihracat ürünlerimizden bir tanesi. Türkiye bunun hem yaşını, hem de kurusunu dünyanın bir çok ülkesine ihraç ediyor. Ürünümüz dünyada tek değil. Dünyanın farklı yerlerinde bizim rekabet içerisinde olduğumuz ülkeler var. Biz en iyi kalitede ürün yetiştirerek, ürünümüze katma değer kazandırmamız gerekiyor. Bunun içinde sezon başlamadan üzümün kalitesini nasıl yükseltebileceğimize dair toplantılar yapılarak, değerlendirmeler yapıyoruz. Alıcıların daha kaliteli, daha temiz ürün talepleri var. Bizde kaliteli ürün yetiştirerek, rekabette öne geçmeye çalışıyoruz." diye konuştu. Alaşehir Ziraat Odası Başkanı Necdet Türk ise, "Dünyaca ünlü olan çekirdeksiz Sultaniye üzümümüzün pazar payı yıldan yıla azalmaktadır. Danışmanlarımızla kış aylarında, hasat öncesi ve hasat sonrası dönemlerde üreticilerimize bilgiler ve eğitimler veriyoruz. Amacımız üzümümüzü daha kaliteli yetiştirerek, pazar payımızı artırmaktır" dedi. Alaşehir Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Soygür de şunları söyledi "Dünyaca ünlü Alaşehir çekirdeksiz Sultaniye yaş ve kur üzümünün bugün bir çalıştayını yaptık. Toplantımıza Ege Yaş Meyve Sebze, Kuru Meyve Mamulleri ihracatçılar Birlikleri, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Alaşehir Ziraat Odası, Alaşehir Ziraat Odası gibi kamu ve özel sektörler katıldı. Yaş ve kuru üzümün geleceği hakkında yaptığımız toplantıda, üreticimize, çiftçimize, ihracatçımıza ve ülkemize katma değerli bir ürün yetiştirebilmek için toplantı yaptık. Sultaniye kuru üzümümüz Menemen’den Denizli ilinin Çal ilçesine kadar Gediz Havzasında yetişen dünyanın en değerli meyvesidir. Ülkemizin de çok iyi bir döviz kaynağıdır. Sağlıklı ve iyi bir besindir. Herkesin yemesini tavsiye ediyoruz. Herkesin sağlıklı bir ürün yiyebilmesi için çalışıyoruz." İHA Yorum Gönder 0 Facebook Yorumları 0 Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.× Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Giriş Tarihi 1155 Son Güncelleme 1638 Bu sene hem verimi hem de kalitesi yüksek olan kuru üzüm ve incirde üretici fiyatlarındaki istikrarsızlığın giderilmesi, döviz gelirinin artırılması amacıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla TMO tarafından müdahale alımı yapılmaya başlandı. Çekirdeksiz kuru üzümde 9 numara kalitedeki ürün için kilogram başına 10 lira, kuru incirde de A4 kalitedeki ürün için kilogram başına 16 lirayla piyasaya giren TMO, yaptığı müdahaleyle fiyatların düşmesini engelledi. Müdahale alımlarıyla yıllık ortalama 1,5 milyar dolarlık dış ticaret gelirine sahip kuru meyve sektöründe yıllık en az 150 milyon dolar daha fazla döviz geliri elde edilebileceği tahmin ediliyor. Sektör temsilcileri, üretici ve ihracat fiyatlarının dengede kalması nedeniyle duydukları memnuniyeti, yazdıkları mektupla Erdoğan'a iletti. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği öncülüğünde bir araya gelen 12 ziraat odası, ticaret borsası ve ihracatçı birliği başkanının imza attığı teşekkür mektubunda şu ifadeler kullanıldı "Devletimizin, böylesine kritik bir konuda piyasayı düzenleyici ve ürünün gerçek değerini bulan politikalarını ivedilikle hayata geçirmesi dolayısıyla zatıalinize şükranlarımızı ve sektörümüze verilen bu kıymetli desteğin önümüzdeki yıllarda da devamı temennisiyle saygılarımızı arz ederiz." TMO'nun alıma başlaması sonrasında, çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incir fiyatlarının üreticinin emeğinin karşılığını alacağı seviyeye yükseldiğinin belirtildiği mektupta, kuru üzüm ihracatında yüzde 15, kuru incir ihracatında yüzde 7'lik artış yakalandığı, sektörde tüm kesimlerin yüzünün güldüğü kaydedildi. MÜDAHALE ALIMI İHRACATI ARTIRDI Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ekolojik üstünlüğünün olduğu tarım ürünlerinde daha fazla döviz girdisi sağlayabilmek için bu tip müdahalelerin yapılması gerektiğini söyledi. Müdahalenin spekülatif bir hareket olmadığını, dünya piyasalarını baz alarak sistemi doğru çalıştırmak için atılmış bir adım olduğunu belirten Celep, "Hem çekirdeksiz kuru üzüm hem de kuru incir için TMO desteği Türk ekonomisine katkı sağlayacaktır. Şu anda çekirdeksiz kuru üzümde değer bazında yüzde 15 artış var. İncirde de bu rakamlarımız aynı seviyelerde." dedi. Erdoğan'a gönderilen teşekkür mektubunda, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur, İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Alaşehir Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Soygür, Nazilli Ticaret Borsası Başkanı Nurettin Kırlıoğlu, Salihli Ticaret Borsası Başkanı Yetiş Aksoy, Turgutlu Ticaret Borsası Başkanı Selçuk Temel, Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı ve Manisa Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ'ın imzası bulunuyor.
salihli ticaret borsası kuru üzüm fiyatlari