🧑🎤 Biz Bu Cumhuriyeti Böyle Kurduk
BeraberYürüdük Biz Bu Yollarda (Bölüm-10) (PDF) Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda (Bölüm-10) | Mehmet Yusuf Balik - Academia.edu Academia.edu no longer supports Internet Explorer.
Gelecek Sizindir. Cumhuriyeti Biz Kurduk, Onu Sonsuza Kadar Yaşatacak Olan Sizlersiniz.”. “Ey Yükselen Yeni Nesil! Gelecek Sizindir. Cumhuriyeti Biz Kurduk, Onu Sonsuza Kadar Yaşatacak Olan Sizlersiniz.”. Mustafa Kemal Atatürk yeni nesillere cumhuriyeti emanet etmiştir.
CumhuriyetiBiz Kurduk, Onu Yükseltecek ve Yaşatacak Sizsiniz! (Mustafa Kemal Atatürk) Yayın: 29.10.2021 - Güncelleme: 29.10.2021 15:54 - Görüntülenme: 95
Kağnı kamyonu yendi ama. Doğru mu? Doğru. Bu ülkeyi böyle kurduk biz. “Yapılamaz mümkün değil deneni” yaptık. Yunan, İngiliz, Fransız’ın paylaştığı bir ülkeyi kurtarmış Türk milletinden bahsediyoruz. Atatürk bu yola 10 kişi çıktı. 10 kişilerdi bin kişi oldular, bin kişilerdi milyon oldular. Böyle kurduk biz
Cumhuriyetimiz, bu iki ordumuzun haklı, namuslu ve kararlı savaşının kutlu sonucudur. 1928’de yazılan Harbiye Marşı’ndaki. “Kanla irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti” saptaması bu
Cumhuriyeti yaşatacak olan biziz. 29 Ekim 2021 Cuma. Cumhuriyetmizin kuruluşunun 98. yılı vesilesi ile, Atatürk’ün “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak olan sizsiniz” deyişi ile seslendiği gençlere ve hepimize, Cumhuriyet değerlerinin altını çizerek, önemini bir kez daha hatırlatmak istedim. Kuruluşundan bu yana, son 98
AK Parti Uşak milletvekilleri Mehmet Altay ve İsmail Güneş ile Belediye Başkanı Mehmet Çakın’ın eşlik ettiği Bakan Çavuşoğlu’na Vali Funda Kocabıyık tarafından Uşak kilimi ve Uşak'ta çekilen "Biz cumhuriyeti böyle kurduk" adlı fotoğrafın seramik hali hediye edildi.
CD9GQ. Erdoğan, Gümrük Müdürlüğü Kompleksi Fuaye Alanı'nda düzenlenen partisinin Giresun İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, kentte bugün 3 bin 500 kişilik spor salonunun açıldığını anımsattı. Toplantının düzenlendiği salonun küçük olduğu uyarısında bulunan Erdoğan, "Bu toplantıyı Giresun gençliği ile ana kademesiyle, kadın kollarıyla orada yapmamız gerekiyor. Artık AK Parti'yi, bizi böyle yerlere sıkıştırmaya kalkmayın. İnşallah bunun rövanşını yaz başlarında bu büyük salonumuzda yapmamız ve işin hakkını vermemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı. Erdoğan, kuruluşundan itibaren AK Parti Giresun teşkilatlarında görev alanlara teşekkür etti. Dereli ilçesinin, 22 Ağustos 2020'de meydana gelen sel felaketinden en fazla zarar gören ilçe olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü"Afet haberini alır almaz devletimizin tüm kurumlarını harekete geçirerek Giresunlu kardeşlerimizin o zor günlerinde, devletlerine en çok ihtiyaç duyduğu kritik anlarda hamdolsun sahipsiz, çaresiz bırakmadık. İlgili bakanlıklarımızın yoğun gayretleri neticesinde Giresunlulara söz verdiğimiz şekilde sel felaketinin yaralarını kısa sürede sarmayı başardık. Bugün de Dereli ve Doğankent'te inşası tamamlanan afet konutları, iş yerleri ve altyapı yatırımlarının açılışlarını gerçekleştirdik. Gidenleri tekrar geri getiremeyeceğimizi elbette biliyoruz. Kayıplarımızın acısı halen içimizi karartmaya devam ediyor ancak afetzede kardeşlerimizin dertlerine derman olabildiğimiz, acılarını bir nebze hafifletebildiğimiz için de kendimizi bahtiyar hissediyoruz. Devletimizin gücünü, büyüklüğünü, kerim vasfını böyle günlerde gösterebildiğimiz için mutluyuz, gururluyuz." Dereli'den sonra Giresun merkezde de on binlere hitap ettiklerini, yapımı tamamlanan tesislerin açılışını gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, önemli eserlerin Giresun'a kazandırılmasında emeği geçen tüm kurumları tebrik etti. - "Çevre konusunda daha fazla hassasiyet göstereceğimize inanıyorum" Bir taraftan afetlerin izlerini ortadan kaldırırken diğer taraftan da benzer acıların tekrar yaşanmaması için yoğun çaba harcadıklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi "Devletimizin ilgili kurumları tam bir koordinasyon içinde riskli alanların ve riskli yapıların tespiti için çalışıyor, alınması gereken tedbirler hususunda hem ikazlarını hem de hazırlıklarını sürdürüyor. Nerede bir eksik, hata, sorun varsa hemen oraya müdahale ediliyor. Devletimizin yürüttüğü bu mücadelenin başarılı olması, halkımızın da sürece sahip çıkmasına, samimiyetle destek vermesine bağlıdır. İklim değişikliğinin dünya ile birlikte ülkemizi de etkilediği bir dönemde artık bu meseleyi görmezden gelme lüksümüz yoktur. Şayet biz iklim değişikliği ile mücadeleye gereken önemi vermezsek çok daha ağır faturalarla karşılaşmaktan kendimizi kurtaramayız. 'Yarın kıyametin kopacağını bilseniz dahi elinizdeki fidanı dikin' buyuran bir peygamberin ümmeti olarak çevre konusunda daha fazla hassasiyet göstereceğimize inanıyorum."Dertlerinin millet, gayelerinin hizmet olduğunu vurgulayan Erdoğan, "aşk ile çalışan yorulmaz" inancıyla aziz millete hizmet için gece gündüz demeden koşturduklarını dile getirdi. Zorlu kış şartlarına rağmen hemen her hafta bir ilin misafiri olduklarını, önceki hafta da Aydın'ı ziyaret ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti "Geçen hafta Arnavutluk'a yaptığımız ziyarette, Laç şehrinde depremde evleri yıkılan Arnavut kardeşlerimize konutlarını teslim ettik. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'i, El Salvador Devlet Başkanı Nayip Bukele'yi resmi temaslar yapmak üzere ülkemizde ağırladık. Bu vesileyle ticaretten savunmaya, turizmden eğitime kadar birçok alanda bu ülkelerle iş birliğimizi güçlendirecek pek çok anlaşma imzaladık. Hiçbir engel tanımadan Türkiye'yi büyütmeye, Türkiye'yi güçlendirmeye, her platformda milletimizin çıkarlarını savunmaya devam ediyoruz." Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, son 19 yılda Giresun'a 27 milyar lira yatırım yaptıklarını bildirdi. Erdoğan, Gümrük Müdürlüğü Kompleksi Fuaye Alanı'nda düzenlenen partisinin Giresun İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda her açıdan verimli bir ziyaret gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, şehre yaptıkları hizmetleri bizzat yerinde görme, Giresunlu vatandaşların beklentileri ve taleplerini ilk elden dinleme fırsatı bulduklarını söyledi. Yarın Trabzon'da olacağını açıklayan Erdoğan, orada da dolu dolu bir program icra edeceklerini dile getirdi. Erdoğan, Allah sıhhat, millet de destek verdikçe kışa, kara, soğuğa, sıcağa, yağmura aldırmadan hizmet yolculuğunu sürdüreceklerini, Türkiye'ye hizmet yolunda hiçbir engel tanımadıklarını ve tanımayacaklarını ifade etti. - "84 milyonun emanetini yüreğimizde taşıyoruz" İstismar siyaseti değil eser ve yatırım siyaseti yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, millete efendilik yapmak üzere değil hizmetkar olmak üzere geldiklerini Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü "Bu aziz millete hizmetkarlık gayelerin en büyüğüdür. Sadece kendi seçmenimizin, sadece bizi destekleyenlerin değil, oy versin ya da vermesin 84 milyonun tamamının emanetini yüreğimizde taşıyoruz. Zira biz bu millete sevdalıyız, sevdalı. İlk günden beri asla popülizm yapmadık. Giresun'da verdiği sözleri Ankara'ya gidince unutanlardan olmadık. Nabza göre şerbet verenlerden, esen rüzgara göre yön değiştirenlerden, sabah söylediğini akşam inkar edenlerden de olmadık. Milletimize karşı hep samimi olduk. Dürüst davrandık, açık yüreklilikle konuştuk. Yalanı, iftirayı, hakareti kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık." AK Parti olarak, sloganlarla değil icraat, eser, hizmet ve yatırımlarla konuştuklarını belirten Erdoğan, Türkiye'yi tarihinin en büyük kalkınma hamlesiyle buluştururken hiçbir şehri ihmal etmediklerini bildirdi. - "Şehrimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 2,1 milyar lira kaynak aktardık" Şehre yapılan yatırımları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti "Son 19 yılda Giresun'a toplam 27 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Eğitimde 1862 yeni derslik inşa ettik. Gençlik ve sporda 9 bin 30 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. İçinde 22 bin seyirci kapasiteli stadyum, olimpik yüzme havuzu, sporcu eğitim merkezi, atletizm pisti gibi tesislerin de olduğu Çotanak Spor Kompleksi ile birlikte toplam 43 spor tesisi kazandırdık. Sosyal yardımlarda şehrimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplamda 2,1 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta Giresun'da 16'sı hastaneden oluşan toplam 49 sağlık tesisini tamamlayıp hizmete açtık. Toplam 4 sağlık tesisimizin yapımı, 6 sağlık tesisimizin ise plan, proje ve ihale süreci devam ediyor. Çevre ve şehircilikte Giresun'da TOKİ eliyle 3 bin 774 konut ile beraber 47 sosyal donatı alanını vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bulancak'ta 228 konut, Tirebolu'da 274 konut ve caminin, merkez Aksu Mahallemizde 309 konutumuzun yapımını büyük ölçüde tamamladık, teslim sürecine ilişkin çalışmalarımızı da başlattık. Ayrıca Güce'de 132, merkez Aksu Mahallesi'nde de 595 konut, sel felaketi sonrası yapımına başladığımız 250 köy evimiz ile 13 sosyal donatının inşasına da devam ediyoruz." Merkez Kale Mahallesi'ndeki kentsel dönüşüm proje çalışmalarını tamamladıklarını kaydeden Erdoğan, bu alanda TOKİ Başkanlığının 150 konut, 38 dükkan ile 2 butik otelin yapımına en kısa sürede başlayacağını belirtti. Giresun'da eski stadın olduğu yerdeki millet bahçesi ve Bulancak millet bahçesinin yapımına devam ettiklerini dile getiren Erdoğan, Bulancak millet bahçesinin yapımında yüzde 85 seviyesinde olduklarını bildirdi. Erdoğan, bu millet bahçelerinin içerisinde millet kıraathanesi, çocuk oyun alanları, yeşil alanlar, otopark, bisiklet ve yürüyüş yolları yer alacağını ifade etti. Ulaştırmada 28 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 119 kilometre ilaveyle toplam 147 kilometreye ulaştırdıklarına dikkati çeken Erdoğan, Suşehri-Koyulhisar ayrımı, Şebinkarahisar yolu muhtelif kesimlerdeki işleri, Çamoluk-Gölova yolundaki Kelkit köprüsünü seneye tamamlayacaklarını söyledi. - "27 taşkın koruma tesisinin inşaat çalışmaları sürüyor" Hizmete girmesiyle güzergahı 6,5 kilometre kısaltacak Giresun Dereli-Şebinkarahisar yolundaki Eğribel Tüneli'nin bir tüpünü açtıklarını belirten Erdoğan, diğerinin inşasının sürdüğünü bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti "Denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanımızın yolcu trafiği, geçtiğimiz yıl salgın koşullarına rağmen 739 bini geçti. İki yıl önceki av sezonu açılışında söz verdiğimiz Giresun Balıkçı Barınağı inşaatı sürüyor. Tarım ve ormancılıkta Giresun'a 8 baraj, bir gölet inşa ettik, 11 baraj ve 2 gölet daha inşa ediyoruz. 43 bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak 7 sulama tesisimiz de inşaat safhasında. İnşa ettiğimiz 73 taşkın koruma tesisiyle Giresun şehir merkezi, 139 yerleşim yeri ve 18 bin dekar araziyi taşkınlardan koruduk, 27 taşkın koruma tesisinin ise inşaat çalışmaları sürüyor. Son 19 yılda Giresunlu çiftçilerimize toplam 2,6 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayide Giresun'da ilave bir organize sanayi bölgesi ve bir teknopark kurduk. Enerjide Giresun, Bulancak, Espiye ve Keşap'a doğal gaz arzı sağladık. Özetin özeti diyebileceğimiz tüm bu yatırımları, sadece 19 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak Giresun halkının istifadesine sunduk." Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletin gönlünü kazanmak ve sıkıntılarına çözüm üretmek yerine siyasi ikballerini yabancı büyükelçiliklerin kapılarında arıyorlar. Kendi ülkesini ve devletini batılı büyükelçiliklere şikayet edecek kadar alçaldılar, küçüldüler, milli onur ve haysiyetlerini kaybettiler. Sorsan, 'Atatürk'ün partisiyiz' derler." dedi. Erdoğan, Gümrük Müdürlüğü Kompleksi Fuaye Alanı'nda düzenlenen partisinin Giresun İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuştu. "Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz." diyen Erdoğan, kendileri tüm şartları zorlayarak ülkeyi başarıdan başarıya koştururken, muhalefetin içler acısı durumunun göründüğünü söyledi. Türkiye'nin ekonomiden terörle mücadeleye, sağlıktan savunmaya kadar her cephede tarihinin en kritik mücadelelerini verdiğini belirten Erdoğan, "Bakıyorsunuz muhalefetin tek gündemi kimin nereye hangi sırayla oturacağı. Boy sırasına göre mi, yaş sırasına göre mi, yoksa AK Parti karşısında kim daha fazla seçim kaybetmiş ona göre mi masaya oturacaklarına bir türlü karar veremiyorlar." diye konuştu. - "Sorsan cumhuriyeti biz kurduk derler" Erdoğan, Millet İttifakı'nın millete hizmet etme niyetinde ve memlekete eser kazandırma hedefinde olmadığını, Ankara'nın konforunda siyasetçilik oynamaktan, kapalı kapılar ardında kirli pazarlık yapmaktan, altlarına serilen makam koltuklarında siyasi ömürlerini biraz daha uzatmaktan başka hiçbir dertlerinin bulunmadığını ifade etti. Muhalefet partilerinde milletvekili sıfatı taşıyan ve belediye başkanlığı yapanların hırslarından ve siyasi çıkarlarından başka hiçbir şeyi gözlerinin görmediğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü "Milletin gönlünü kazanmak ve sıkıntılarına çözüm üretmek yerine siyasi ikballerini yabancı büyükelçiliklerin kapılarında arıyorlar. Kendi ülkesini ve devletini batılı büyükelçiliklere şikayet edecek kadar alçaldılar, küçüldüler, milli onur ve haysiyetlerini kaybettiler. Sorsan Atatürk'ün partisiyiz derler. Sorsan cumhuriyeti biz kurduk derler. Ama bölücü örgütün uzantılarıyla yol yürümekten de çekinmezler. Millete karşı sergiledikleri nobranlıkların, küstahlıkların hiçbirini meclis kürsüsünden kendilerine ayar verenlere yapamazlar. Bunların siyasetteki en büyük meziyetleri tank namlusunu görünce kaçmak, millet can derdindeyken ellerinde kahve fincanı ile televizyon karşısında keyif çatmaktır. Korkaklık, beceriksizlik, müfterilik, kifayetsiz muhterislik dışında hiçbir özellikleri yok. Nitekim bu tabloyu bizim gibi milletimiz de çok iyi görüyor ve hazıra konma peşine koşan bu tatlı su siyasetçilerine asla yüz vermiyor. Sadece son bir haftada yaşananlara bakmak bile muhalefetin çapını ve tıynetini görmek için kafidir. Hiçbir tahrik, hiçbir hesap ve hiçbir iftira bunları kurtaramayacak. Hiçbir medya kampanyası bunların skandallarının üstünü kapatamayacaktır." - "Bugünden itibaren çok daha güçlü şekilde çalışacağız" Erdoğan, 2023'teki genel seçimler ile 2024'deki mahalli idareler seçimlerinin, beceriksizliklerin siyasetten tasfiye edilmesi noktasında milat olacağını aktardı. Bu kapsamda, asıl sorumluluğun AK Parti teşkilatına düştüğünü vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti "Bugünden itibaren çok daha güçlü şekilde, daha koordineli, uyumlu, planlı, programlı çalışacağız. Giresun'da kapısını vurmadığımız, misafiri olmadığımız, halini hatırını sormadığımız hane bırakmayacağız. Çarşıda, pazarda ve sokakta insanımızla daha fazla hemhal olacak, hemdert olacak, gönüller kazanmanın, gönüllere girmenin, yeni gönüller fethetmenin mücadelesini vereceğiz. Bize oy versin ya da vermesin bizi desteklesin veya desteklemesin tek tek herkese ulaşacak, gerçekleri onlara anlatacak, başkalarına değil milletin partisi AK Parti'ye inanmalarını isteyecek, onları ikna edeceğiz. Az önce özetlediğim hizmetleri şehrimize ve ülkemize kazandırdığımız projeleri anlatarak hem AK Partili kadroların farkını gösterecek hem de muhalefetin çapsızlığını ve vizyonsuzluğunu ortaya koyacağız. Bunun için siz dava arkadaşlarımdan omuzlarınızdaki yükün bilinciyle temponuzu biraz daha artırmanızı bekliyorum. Sizlere güveniyorum, yürekten inanıyorum." Kalabalıkla birlikte "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız." ifadelerini kullanan Erdoğan, il danışma meclisi toplantısının hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, AK Parti'de kuruluştan bugüne kadar emeği geçen herkese teşekkür etti. Facebook'tan takip etmek için tıklayınız
Bir millet, bağımsızlık meşalesi altında tek yürek oldu. Tüm dünyayı dize getirdi. Ve tarih 29 Ekim 1923... Şimdi sıra millet egemenliğinin ve demokrasinin teminatı Cumhuriyet’e gelmişti. İşte Cumhuriyet’e giden yolun öyküsü Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, işgal altındaki bir ülkenin halkını bağımsızlık meşalesi altında topladı. Parçalanmış ve yokluk içindeki bir imparatorluktan, tüm dünyanın saygı duyduğu, çağının ilerisinde bir devlet yarattı. Tarihi yeniden yazdı. Onun büyük devrimi ise “Cumhuriyet” oldu. Cumhuriyet'e giden yol ise zorluklarla doluydu. İşte tarihe altın harflerle yazılan o destanın öyküsü…ZAFERLERLE TAÇLANDIAnadolu işgal altındaydı. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a adım attı, kurtuluş ateşini yaktı. Zafer üstüne zafer kazandı. Bir yandan da Cumhuriyet'e giden yolun taşlarını döşedi. Bunun ilk adımı ise 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılışı oldu. Yeni bir anayasa hazırlandı. 1923'te ise sıra; Cumhuriyet'in ilan edilmesine MÜJDESİ!Tarih 28 Ekim 1923… Türkiye Devleti, bir hükümet kriziyle karşı karşıyaydı. Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Fethi Okyar ve Kazım Özalp'i Çankaya Köşkü'nde yemeğe davet etti. “Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan ediyoruz” dedi. Yemekten sonra İsmet İnönü ve Mustafa Kemal sabaha kadar Meclis'e sunulacak taslak üzerinde çalıştı. Atatürk, metnin ilk maddesinin yanına el yazısıyla şunu yazdı “Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyet'tir.”Tarih 29 Ekim 1923… Meclis, saat toplandı. Genel Kurul sıralarında 158 milletvekili oturuyordu. İnönü, Meclis'e Anayasa'nın birinci maddesinin değiştirilmesi teklifini sundu. Bu öneri, Genel Kurul'da büyük tartışmalara neden oldu. Kanun teklifi oy birliğiyle kabul edildi. Bütün milletvekilleri ayağa fırlayıp dualar eşliğinde üç kez “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırdı… Falih Rıfkı Atay, o anda Meclis'te yaşanan heyecanı şöyle anlattı “Oylamada yanımda bulunan Osmanlı'nın dahiliye vekili Hazım Bey'i hatırlıyorum. Kabul edenler' diye sorulunca iki elini birden kaldırdı.”ALKIŞLAR SALONU İNLETTİSaat 2045'te Cumhuriyet ilan edilmişti. Sıra Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı'nı seçmeye gelmişti. Kapalı oylama yapıldı. Aslında aday da yoktu. Oturuma katılan 158 milletvekilinin ise aklında tek bir isim vardı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk… Oylama sonrası, Atatürk 158 oyla Cumhurbaşkanı seçildi. Alkışlar arasında kürsüye çıkan Atatürk, şu konuşmayı yaptı “Allah'ın inayetiyle şahsıma tevcih buyurduğunuz ve buyuracağınız vazifeleri layıkıyla yapmaya muvaffak olabileceğimi ümit ederim.” Bu konuşmanın ardından dualar okundu, oturum sona erdi…MİLLETİN BÜYÜK COŞKUSUDışarıda ise coşku sürüyordu. Saat 2200 olmuştu… Meclis'in önünde toplanan vatandaşlar Mustafa Kemal'i büyük sevgi gösterisiyle karşıladı. Yurdun dört bir yanında 101 pare top atışı yapıldı. O günden sonra bağımsızlığın, umudun ve birlikteliğin simgesi Cumhuriyet, milletin en büyük bayramı oldu. Tüm unutturma çabalarına ve kısıtlamalara rağmen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı her yıl artan bir coşkuyla kutlandı ve kutlanacak.Çağdaş Cumhuriyet demek insanca yaşamak demektir'29 Ekim'i en büyük bayram ilan eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'in önemini de en iyi anlatan kişidir. İşte Ulu Önder'in sözleriyle “En büyük eserim” dediği Cumhuriyet– Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. 1933– Çağdaş bir Cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir. 1931– Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve mantıklı uygulamasını temin eden hükümet şekli, Cumhuriyet'tir. 1930– Türk Milleti'nin tabiat ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. 1924– Az zamanda çok büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bundaki başarıyı Türk Milleti'nin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak kararlı bir şekilde yürümesine borçluyuz. 1933– Cumhuriyet, Türk Milleti'nin refah ve yükselmesi yolunda asırların görmediği başarılara erişti. Milletin eğilimlerini ve ihtiyaçlarını bularak ve öğrenerek onun refah ve gelişim gereklerini gerçekleştirmekte Cumhuriyet'in az zamanda elde ettiği neticeler, Cumhuriyet idaresinin milletimize hazırladığı geleceğin daha ne kadar parlak olduğunu tahmin ettirmeğe kâfidir. Asla şüphe yoktur ki Cumhuriyet'in gelecek evlatları, bizden daha çok refaha kavuşmuş ve bahtiyar olacaklardır. 1933– Bugünkü hükümetimiz, devlet örgütümüz doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet örgütü ve hükümettir ki, onun ismi Cumhuriyet'tir. Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır. 1927– Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır. Ve Türk Milleti güven ve mutluluğun kefili olan ilkelerle, uygarlık yolunda, tereddütsüz yürümeye devam edecektir. 1926– Türkiye Cumhuriyeti her manası ile büyük Türk Milleti'nin öz ve aziz malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima yükselecek, ebediyen yaşayacaktır.– Cumhuriyet yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk Milleti'ni emin ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur. 1936– Bütün dünya bilsin ki, benim için bir taraflılık vardır; Cumhuriyet taraftarlığı, fikri ve sosyal inkılap taraftarlığı. Bu noktada, yeni Türkiye topluluğunda bir ferdi, hariç düşünmek istemiyorum. 1924– Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lazım olanı yapmaya hazırız. 1923
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde bugün düzenlenen Aşura Matem Merasimi’nde Caferiler ile bir araya geldi. Merasime İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da katıldı. İmamoğlu, burada yaptığı konuşmada mateminin acısını paylaştığını belirtti ve şunları söyledi “İslam, mazlumlara sahip çıkmayı öğütler, kardeşliği ve barışı öne çıkarır. Bu topraklar üzerinde hepimiz biriz ve kardeşiz. Toplumu kutuplaştıranlara, kardeş kavgası çıkarmak için çabalayanlara asla ve asla izin vermemeliyiz. Farklılıklar üzerinden bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara bir arada, güçlü durarak en güçlü yanıtı vermeliyiz. Güçlü, huzurlu ve sağlıklı bir toplumu ancak ve ancak hep birlikte böyle inşa edebiliriz. Bu matem, hepimizin ortak matemidir. Özellikle Ehlibeyt sevgisi ve yürekleri yanan siz Caferi kardeşlerimiz için ayrı bir acı ve ayrı bir matemdir. Kerbela, hepimiz için Rugayye’nin gözyaşları, Ali Asker’in beşiği, Abbas’ın sancağı taşıyan kolu, Hür Şehit’in inancı ve adanmışlığı, Hz. Hüseyin’in mücadelesi ve zalime büyük direncidir. Kerbela’nın acısı bin yılı aşkın süredir kalbimizden çıkmamış ve asla çıkmayacaktır. Sevinçlerimiz gibi acılarımız da bizleri yakınlaştırıyor ve güçlendiriyor. Ortak bir geçmişi paylaşıyoruz. Hepimiz biriz ve birlikteyiz. Daha güzel bir geleceği de yine birlikte paylaşacağız. Bu topraklarda barış ve kardeşliği, güzel iklimi beraberce daima koruyacağız. Üç yılı aşkın bir süredir İstanbul’da herkese eşit duran bir yerel yönetim olma gayreti içerisindeyiz. Farklı inanç gruplarının ihtiyaçlarına çözüm üretmek için İnanç Masası kurduk. Başta cenaze hizmetlerindeki kapsayıcılık ilkesi doğrultusunda bir gelişim ortaya koyarak, inanç gruplarından din görevlileri ve gassallar, artık belediyemizde Caferi vatandaşlarımız için de görev yapıyor. Caferi din görevlilerimiz, Caferi yurttaşlarımız için İBB’de görev yapıyorlar. İstanbul’da yaşayan ve vergisini veren her insana görev sunmakla yükümlüyüz. "EŞİT HİZMET İLKESİ" Caferi kardeşlerimizin ibadethaneleri, sosyal mekanları, hiçbir ayrımcılık olmadan eşit hizmet ilkesiyle karşılanmalıdır. Bunun farkındayız. Dolayısıyla biz de Zeynebiye Camii ve Kültür Merkezi başta olmak üzere bütün Caferi inanç merkezleri ve camileriyle ilgili en üst seviyede bütçemizden İstanbul halkı adına hemşerilerimizin hizmetine ayıracağımızdan hiçbir Caferi kardeşimizin şüphesi olmasın. Hz. Hüseyin’i ve Kerbela olayında şehit edilen tüm canları bir kez daha saygı ve rahmetle yad ediyorum ve dua ediyorum. Allah’ın bir daha bize, insanlığa, İslam alemine ve milletimize böyle acılar yaşatma ve gösterme."
Kazım Karabekir Paşanın Kızı Niğde Üniversitesi’nde Cumhuriyetimizin Nasıl Kurulduğunu Anlattı Niğde Üniversitesi, Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Kazım Karabekir Paşa'nın kızı Timsal Karabekir'i konuk etti. Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda "Biz Bu Cumhuriyeti Nasıl Kurduk" konulu bir konferans veren Timsal Karabekir, Kazım Karabekir Müzesi arşivinden derlenen milli mücadele yıllarına ait fotoğraflar eşliğinde, cumhuriyetin nasıl kurulduğunu anlattı. Niğde Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Görür'ün yanısıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Murat Alp ve Prof. Dr. Metin Yıldırım, Genel Sekreter Doç. Dr. Ethem Akyol, dekanlar, müdürler, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrencimizin katıldığı konferansta Timsal Karabekir, "O, yılmaz bir vatan sevdalısıydı" diye tanıttığı babası Kazım Karabekir'i şu sözlerle anlattı "Babam, hep vatanını ve onun menfaatlerini düşünürdü. Bizleri de bu şuurla yetiştirdi. Atatürk'ü çok sever ve onunla yaşadıklarından övgüyle söz ederdi. Onlar bu vatanın kurtuluşu için hiçbir şeyden çekinmediler" dedi. Milli Mücadele yıllarını anlatan Karabekir, babası Kazım Karabekir ve Mustafa Kemal Atatürk arasında yaşanan bir olayı da şöyle anlattı "Mustafa Kemal’in Anadolu’daki eylemlerinden çekinen İstanbul Hükümeti İngilizlerin baskıları sonucu Mustafa Kemali İstanbul'a çağırmıştır. Bu emre Mustafa Kemal’in şiddetle karşı çıkması üzerine İstanbul Hükümeti kendisini tutuklamak için Kâzım Karabekir Paşa’yı görevlendirmiştir. Bunun sonucu ulusun geleceğini etkileyen çok önemli bir olay yaşanmıştır Mustafa Kemal tutuklanmayı beklemektedir. Karabekir Paşa odaya girerek Mustafa Kemal Paşa’yı saygıyla selamlar ve şunları söyler - Kumandamda bulunan zabitan ve efradın hürmet ve tanzimlerini arza geldim. Siz bundan evvel olduğu gibi bundan böyle de muhterem kumandanımsınız. Kolordu komutanına mahsus araba ile maiyetinize bir takım süvari getirdim. Hepimiz emrinizdeyiz. Mustafa Kemal Karabekir’in boynuna sarılarak bu eski arkadaşını birkaç kez öper. Kurtuluşun yıldızı o gün Erzurum’daki tarihi konakta parlamıştır". Kurtuluş Savaşı'nda Anadolu'ya ilk çıkan beş komutanını simgeleyen ve 'İlk Beşler' olarak anılan Mustafa Kemal Atatürk, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Refet Bele'ye ilişkin Karabekir Paşa'nın albümünden çok özel fotoğraflar yansıtan Timsal Karabekir, Karabekir Paşa'nın çok yönlü kişiliğine, vatanperver olmasının yanı sıra sanatçı ve yardımsever yönlerine de dikkat çekti. Timsal Karabekir, 'yetimler babası' diye anılan babasının Sarıkamış'ta yetim kalmış 4 bin erkek ve 2 bin kız çocuğunu himayesine alarak eğitimlerini üstlendiğini açıkladı. Babasını küçük yaşlarda kaybederek yetim kalan Paşa'nın bu konuda hassas davrandığını vurgulayan Timsal Karabekir, babasının ilgilendiği yetim çocukların çok sayıda fotoğrafını gösterdi. Ülkenin işgal döneminde yaşadığı zorluklardan bahsederek vatana duyulan aşkla genç yaşta çok şehitler verildiğini ifade eden Timsal Karabekir milli mücadeleye ve Cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık etmek isteyenleri İstanbul Erenköy'de bulunan Kazım Karabekir Müzesi'ni görmeye davet etti. Konferans; Rektör Prof. Dr. Adnan Görür'ün Timsal Karabekir'e günün anısına plaket takdim etmesi ile son buldu.
Manisa 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı, yemin töreni için hazırlattığı ve üzerinde savaşa giden 15 yaşındaki öğrenciler, Çanakkale Savaşı'nda tamamı yok olan 43'nücü Alay'a bağlı askerler ve Atatürk'ün Albay rütbesinde cephede çektirdiği fotoğrafın bulunduğu davetiyeler ilgi gördü. Fotoğraflar afiş haline getirilerek yemin törenine gelen ailelere 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı'nın 313. Kısa Dönem Er yemin töreni için hazırlattığı davetiyede kullanılan fotoğraflarla Cumhuriyet'in kuruluş sürecine dikkat çekildi."Biz Bu Cumhuriyeti Böyle Kurduk" başlıklı beş fotoğrafın bulunduğu davetiyede Cumhuriyet'in kuruluşu öncesi savaşa giden 15 yaşındaki öğrenciler, Çanakkale'de tamamı öldürülen 43. Alay'a bağlı askerler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Albay rütbesiyle cephedeyken çekilmiş bir fotoğrafı yer davetiyede ayrıca yabancı bir derginin 1945'te Taksim'deki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ilişkin yorumu ile bir de öykü yer konusu davetiye afiş haline getirilerek yemin törenine katılan bin kadar vatandaşa hediye edildi.ANKAHM-ÇAĞ Haberler
biz bu cumhuriyeti böyle kurduk