🐕 Divan Edebiyatının En Güzel Şiirleri
Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik; baki kalır.''. 4. 30. ''Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever, Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever.''. 5. 30. ''Senin ayrılığında, hayatı sona erdirme özelliği gizlidir, ayrılığın ölüm demektir. Senden ayrı düşüp
yüzyıl Azerbaycan edebiyatının yetiştirdiği şairler arasında hiç şüphersiz Molla Veli Vidadî (1707-1808) ve Molla Penah Vagif’in (1717-1797) özel bir yeri vardır. Âşık şiiri ve divan şiirinin yakınlaştığı bu dönemde onlar sadece her iki türden eserler vermemiş, divan edebiyatı geleneklerini halk şiirinde
Divan edebiyatının ilk temsilcilerindendir. Gazellerinde mazmunlara açık şekilde yer verdi. Oğuz Türkçesini en zarif ve en sade şekilde kullanmıştır. Şiirleri devrine göre, Türk Edebiyatında gazel ve kaside nazım şeklinin ilk örnekleri olup, kolay anlaşılan benzetmelere yer vermiştir.
DivanŞiiri Türkler, VIII. yüzyılda Orta Asya’dan batıya doğru göç edince yeni bir din olan İslamiyetle tanışırlar. Kısa sürede kit*leler hâlinde müslümanlaşan Türkler, doğal olarak bu dinin etrafında gelişen kültür ve medeniyeti de benimserler. Ancak Türklerden önce bu dini kabul etmiş olan Araplar ve İranlılar, İslam medeniyeti etrafında bir de edebiyat
Aşk imiş her ne var âlemde. İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak. Fuzûlî. ***. Ne tende cân ile sensiz ümîd-i sıhhat olur. Ne cân bedende gam-i firkatinde râhat olur. Ne çâre var ki firâkınla eğlenem bir dem. Ne tâli’im meded eyler visâle fırsat olur. Ne şeb ki kûyuna yüz sürmesem ol şeb ölürün.
8. Divan Edebiyatının en güzel beyitlerinden oluşan, öğrencinin anlama-kavrama kapasitesine uygun, dili yalın örneklerden oluşan, çevirisi sağlıklı, Millî Eğitim Bakanlığı tavsiyeli bir antoloji oluşturarak öğrencinin yararına sunulabilir.
DivanEdebiyatı, Osmanlı Türkçesiyle meydana getirilen eski Türk edebiyatının genel adıdır. Divan edebiyatı 13. yüzyılda başladı 16 ve 17. yüzyıllarda en üstün seviyesini buldu. 18. yüzyıldan itibaren gerilemeye başladı. 19. yüzyılda yerini Tanzimat Edeb
YjTy. Divan edebiyatı nazım biçimleri hakkında detaylı bilgi vermeden önce “Nazım Biçimi” ya da bir diğer adıyla nazım şekliyle ilgili bilgi vermek gerekir. Bir şiirin ölçü, nazım birimi ve kafiye şeması gibi ögelerle kazandığı biçimsel özelliğe nazım biçimi denir. Divan edebiyatı da oluşumunda Arap ve İran edebiyatından etkilendiğinden birçok nazım biçimi bu edebiyatlardan Edebiyatı Nazım BiçimleriDivan edebiyatının nazım biçimlerini şu şekilde gruplandırabilirizBeyitlerden OluşanlarTek Dörtlükten OluşanlarBentlerden OluşanlarGazel RubaiŞarkıKasideTuyuğMurabba MesneviTerkibibentKıt’aTerciibentMüstezatMuhammesMüsellesGAZELAşk, içki, sevgili gibi lirik konularda belli kurallara göre yazılan divan şiirine gazel denir.→ Anlam sohbet etmek, kadınlara aşk dolu sözler söylemek manasını taşımaktadır.→ Arap edebiyatında doğmuş, Türk edebiyatına İran edebiyatından geçmiştir.→ Gazelin beyit sayısı 5-15 arasında değişmektedir ve aruz ölçüsü kullanılır.→ Gazelin ilk beytine “matla” son beytine “makta”, en güzel beytine “beytül gazel” denir.→ Gazelin kafiye şeması; aa, ba, ca, da, ea, fa… şeklindedir.→ Gazelin son beytinde şairin mahlası bulunur.→ Aralarında konu birliği bulunan gazellere “yek ahenk”, her beyti aynı güzellikte olan gazellere “yek avaz” gazel denir.→ Dize ortasında kafiyesi olan gazellere “musammat gazel” denir.→ Divan Edebiyatında bu şiir türünün en başarılı örneklerini Fuzuli ve Baki vermiştir.→ Gazeller konularına göre çeşitli isimler ilgili her türlü acı, sıkıntı, mutluluk, sevgi, yakarış̧ vs. içli duyguların anlatıldığı gazeller, âşıkane gazel adını alır Fuzuli’nin gazelleri gibi.Eğlence ile ilgili çeşitli düşünceler, dünyaya ve hayata aldırış̧ etmeme, yaşamaktan zevk alma vs. konulu gazellere rindâne gazel denir Bâki’nin gazelleri gibi.Kadını ve aşkı şûhâne anlatan gazellere şûhâne gazel denir Nedim’in gazelleri gibi.Hayat dersi veren, öğretici ve veciz söyleyişli gazellere de hakimâne gazel denir Nabi’nin gazelleri gibi.Gazel ÖrneğiSüzme çeşmin, gelmesün müjgân müjgân üstüne Urma zahm-i sîneme, peykân peykân üstüneRîze-i elmâs eker, her açtığı zahme o şûh Lütfü vâr olsun, eder ihsân ihsân üstüneDîlde gâm var şimdilik, lûtfeyle, gelme ey sürûr Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüneYârdan mehcûr iken düştük diyâr-ı gurbete Dehr, gösterdi yine, hicrân hicrân üstüneHem mey içmez hem güzel sevmez demişler hakkına Eylemişler Râsih’e, bühtân bühtân üstüne RâsihKASİDEGenellikle din ve devlet büyüklerine övgüler dizmek için aruz ölçüsüyle 33-99 beyit arasında yazılan kendi içinde birbirinden farklı bölümlerden oluşan divan şiirine kaside denir.→ Kasideler beyitlerle kurulan nazım biçimidir.→ Beyit sayısı 33-99 arasında değişmektedir.→ Kasidenin ilk beytine “matla”, son beytine ise “makta” denir. En güzel beyti ise “Beytü’l Kasid” olarak adlandırılır.→ Şairin mahlasının geçtiği beyte ise “Taç Beyit” denir.→ Vezin olarak aruz ölçüsü kullanılmıştır.→ Fuzulî’nin övdüğü “Su Kasidesi” adlı şiiri, bu nazım biçiminde yazılmış en başarılı örneklerdendir.→ Kasidelerin kendi içinde farklı özellikler gösteren altı bölümü BölümleriNesib Teşbib Nesib bölümüyle kasideye giriş yapılır. Beyit sayısı genellikle 15-20 arasında değişir. Bu bölümde övgü dışı konular Nesibden medhiye bölümüne geçerken söylenen beyitlerden Kasidenin asıl konusu olan övgünün yapıldığı bölümdür. Burada şair övgüyü sunacağı kişiden bahseder ve onu Bu bölüm gazelden oluşur. Övgüden sonra şair kasidesinde bir gazele yer Şairin kendini övdüğü bölüme verilen Kaside güzel dileklerle kapanır. Bu bölümde şair şiiri sunduğu kişi ve kendisi için Allah’a, Peygambere güzel dileklerde Göre KasidelerTevhid Allah’ın tek olduğunu, birliğini ve yüceliğini anlatan övgülerin yer verildiği İçeriği Allah’a yakarışlar ve yalvarışlar şeklinde olan Genellikle devlet büyüklerinin övüldüğü, bir kişiyle ilgili övgülerin yer aldığı Bir kişiyi eleştirmek için yazılan, yergilerin yer aldığı şiirlerdir. Bu konuda en iyi şiirleri Nefi Şairin abartı katarak kendisini Ölen bir kişinin ardından duyulan üzüntünün dile getirildiği kısa kalıplarıyla ve beyitlerle yazılan ve her beytin kendi arasında kafiyeli olduğu, genellikle bir olayın anlatıldığı nazım biçimidir.→ Divan şairleri tarafından oldukça sevilen mesnevi türü, Türk edebiyat tarihinde önemli yeri olan bir tür olarak karşımıza neden bu kadar seviliyor?Her beytin kendi arasında kafiyeli olması, konu ve beyit sınırlamasının olmaması, aruzun kısa kalıplarıyla yazılmış olması nedeniyle şairler uzun eserler yazabilmişlerdir.→ Kelime anlamı İkili, ikişerdir.→ Beyitlerden oluşan bu nazım biçiminde uyak örgüsü aa, bb, cc … şeklindedir.→ Beyit sayısı sınırsız olduğundan aruz ölçüsünün kısa kalıpları kullanılır.→ Herhangi bir konu sınırlaması bulunmamaktadır.→ Daha çok aşk ve kahramanlık konuları işlense de bu türde dinî, tasavvufi, ahlaki eserler ve manzum sözlükler de yazılmıştır.→ Bir şairin yazdığı beş mesneviye Hamse denir. Türk edebiyatında Ali Şir Nevai, Taşlıcalı Yahya Bey hamse sahibi konularına göre sınıflandırılır Destansı ve kahramanlık mesnevileri İskendername, aşk konulu mesnevilerHüsrev ü Şirin, Leyla ve Mecnun, din konulu mesnevilerVesiletü’n – Necat, Hüsn ü Aşk, ahlaki konulu mesnevilerKutadgu Bilig, eleştiri mesnevilerHarname…Savaş konuları işleyen mesnevilere Gazavatname, bir şehrin güzelliklerini anlatan mesnevilere ise Şehrengiz denilmektedir.→ Türk edebiyatında yazılan ilk mesnevi Yusuf Has Hacip’in yazdığı Kutadgu Bilig adlı eserdir.→ Türk edebiyatında en meşhur mesnevilerin başında ise Mevlana tarafından yazılan Mesnevi adlı eser Edebiyatındaki Önemli MesnevilerAhmedi – İskendernameAşık Paşa – GaripnameSüleyman Çelebi – MevlidŞeyhi – Harname, Hüsrev ü ŞirinNabi – HayrabatFuzuli – Leyla ile Mecnun, Beng ü BadeŞeyh Galip – Hüsn ü AşkKIT’A→ Arap edebiyatında doğmuş olan kıt’a; parça, kısım anlamlarına gelir.→ 2 ile 12 beyit arasında beyit sayısı vardır ancak daha çok 2 beyit olarak yazılmıştır.→ Kafiye şeması ab, cb, db, eb… şeklindedir.→ Gazel ve kasiden ayrılan yönü matla beytinin olmamasıdır.→ Genellikle mahlas kullanılmaz.→ Aşk dışında yergi, nükte, felsefi ve sosyal düşünceler ÖrneğiTahir Efendi bana kelp demiş İltifatı bu sözde zahirdir Mezhebim Malikidir zira benim İtikadımca kelp tahirdir Nef’iMÜSTEZATArapçada “artmış, çoğalmış” anlamlarına gelen müstezat, her dizeye kısa bir dize eklenmesiyle oluşan şiir demektir.→ Çoğunlukla gazel beyitlerinde dize aralarına eklenen “ziyade” denilen kısa mısraların eklenmesiyle oluşturulur.→ Kafiye şeması şu şekildedir aaaa, bbaa, ccaa, ddaa..→ Konu olarak da gazellere ÖrneğiBülbül yetişir bağrımı hûn etti figanın Zabt eyle dehânın Hançer gibi deldi yüreğimin tfğ-i zebanın Te’sir-i lisânınAh eylemeğe başladı âyâ bu ne halet Nolsun bu hararet Bilmem yine bir derd mi var bülbül-i canın Ol mürg-ü nihânın İzzet MollaRUBAİ→ Tek dörtlükten oluşan rubailerin kafiye şeması “aaxa” dır.→ Rubailerde daha çok felsefe, dünyanın varlığı, soyut düşünceler, tasavvuf gibi konular işlenmiştir.→ Rubailerin kendine özgü 24 aruz kalıbı vardır.→ İran edebiyatında doğmuş, oradan da edebiyatımıza geçmiştir.→ Bu türün en başarılı örneklerini Ömer Hayyam vermiştir.→ Türk edebiyatında rubailerin en başarılı örneklerini ise Azmizade Haleti ve Yahya Kemal Beyatlı vermiştir.→ Rubailerin ilk iki dizesi düşünceye hazırlık bölümüdür. Asıl söylenmek istenen bölüm 3 ve 4. ÖrneğiEn doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen; İyilik seven kötülük edemez zaten. Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen. Ömer HayyamTUYUĞ→ Türkler tarafından oluşturulmuş nazım biçimidir.→ Halk Edebiyatı nazım biçimi olan manilerin divan şiirindeki karşılığıdır.→ Tuyuğ tek dörtlükten oluşur.→ Tuyuğun kafiye şeması aaxa şeklindedir.→ Dört dizesi de birbiriyle kafiyeli tuyuğlara “musarra tuyuğ” denir.→ Aşk, şarap, güzellik konularının yanında din, tasavvuf ve felsefi konularda da yazılır.→ Tuyuğun aruz kalıbı “failatün – failatün – failün” şeklindedir.→ Asıl söylenmek istenenler genellikle son iki dizede ifade edilir.→ Genellikle mahlas kullanılmaz.→ Tuyuğun en önemli temsilcisi olarak karşımıza Kadı Burhaneddin çıkar. Bunun yanı sıra Nesimi’nin de ünlü tuyuğları ÖrneğiHakka şükür koçlarun devrânıdur. Cümle âlem bu demün hayrânıdur. Gün batardan gün toğan yire değün. Işk erinün bir nefes seyrânidur. Kadı BurhaneddinMURABBAKelime anlamı dörtlü olan Murabba, daha çok aşk, felsefe ve dini olmak üzere düşünce temelli yazılan Divan Edebiyatı nazım şekillerinden biridir.→ Divan Edebiyatı’nda dörtlü bentlerden oluşan nazım şekillerinden biridir.→ Bent sayısı 3-7 arasında değişir.→ Kafiye şeması çoğu zaman “aaaA, bbbA, cccA… ” şeklindedir.→ Bentlerin son dizesi tekrar eden nakaratlardır.→ sonra yazılan murabbaların büyük bestelenmek amacıyla ÖrneğiPerişan halin oldum sormadın hal-i perişanım Gamından derde düştüm kılmadın tedbir-i dermanım Ne dersin rüzgârım böyle mi geçsin güzel hanım Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanımEsir-i dam-ı aşkın olalı senden vefa görmem Seni her kanda görsem ehl-i derde aşina görmem Vefa vü aşinalık resmini senden reva görmem Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım FuzuliŞARKIŞarkı, Türkler tarafından divan edebiyatına kazandırılan ve bestelenmek amacıyla dörtlükler halinde yazılan nazım biçimidir.→ Halk edebiyatındaki türkünün karşılığı olarak kabul görür.→ Şarkı nazım biçiminde eser veren ilk şair Nailidir.→ En başarılı örneklerini Lale Devri sanatçısı Nedim vermiştir.→ Dörtlüklerle yazılan şarkılarda bent sayısı 3 ile 5 arasında değişir.→ Kafiye şeması genellikle aaaA-bbbA-cccA-dddA-eeeA şeklindedir.→ Her dörtlük sonundaki dize aynen tekrar ettiğinden nakarat olarak adlandırılır.→ Şarkılarda genellikle aşk, güzellik, eğlence ve ayrılık gibi konular işlenir.→ Divan edebiyatının diğer şiir türlerine göre dili daha sadedir.→ Bu nazım biçiminin son dönemdeki temsilcisi ise Yahya Kemal Beyatlı ÖrneğiYine bezm-i çemene lâle fürûzan geldi Müjdeler gülşene kim vakt-i çirâğan geldi Bülbül âşüftelenip bezme gazel-hân geldi Müjdeler gülşene kim vakt-i çirâğan geldiÇıkıp ikbâl ile gülzâra şehenşâh-ı cihan İltıfâtıyle eder gülleri şad u handân Lâlezâra gelir elbet yine sultân-ı zaman Müjdeler gülşene kim vakt-i çirâğan geldi NedimTERKİBİBENTTerkibient 3-17 bend arasında değişen, felsefi düşünceleri, toplum eleştirisi ve dini konuların işlendiği bir divan edebiyatı şiir biçimidir.→ Beyitler bentleri, bentler ise terkibibendi oluşturur.→ Bentlerin sayısı 3-17, bentlerdeki beyit sayısı ise 5-10 arasında değişir.→ Bentlerin kafiye şeması gazelle aynıdır ancak her bendin sonunda vasıta adı verilen ve kendi arasında aynı şekilde kafiyelenen bir beyit daha bulunur aa, ba, ca, da, ea… Bentlerin sonunda yer alan vasıta beyti aynen tekrarlanırsa bu şiir türüne terciibent adı verilir.→ Terkibibentlerde felsefi düşünceler, tasavvufi düşünceler, toplumsal yergi ve dini konular işlenir.→ Türk Edebiyatında terkibibent denildiğinde akla gelen ilk isim Bağdatlı Ruhidir.→ Tanzimat döneminde de Ziya Paşa, Bağdatlı Ruhi’ye nazire yaptığı terkibibendi de beşli anlamına gelen muhammes, beş dizelik bentler halinde söylenen bir nazım biçimidir.→ Bent sayısı genellikle 4-8 arasında değişmektedir.→ Kafiye düzeni aaaaa / bbbba / cccca şeklindedir.→ Her konuda yazılabilir ancak daha çok felsefi düşünceler, tasavvuf ve aşk konuları ele alınır.→ Birçok şair bu nazım biçimiyle şiir yazmıştır.→ Beş dizeli bentlerden oluşan “tahmis, taştir, tardiyye” gibi nazım biçimleri de gazeldeki beyitlerin üstüne üçer dize eklenmesiyle oluşan nazım biçimidir.aaaaa / bbbba / cccca TaştirGazeldeki beyitlerde iki dize arasına üç dizenin eklenmesiyle oluşan nazım biçimidir.aaaaa / bbbba / ccccaTardiyyeKendine özgü bir aruz kalıbıyla yazılan muhammesin özel biçimidir. Kafiye düzeni aaaab / ccccb / ddddbMÜSELLESArapçada kelime anlamı üçlü olan müselles, üç dizeli bentlerden oluşan bir nazım biçimidir.→ Edebiyatımızda örnekleri çok azdır.→ Kafiye düzeni aaa / bba / cca ÖrneğiEy fâtih-i Hayber Alî ve’y melce’-i ahkar Alî Kerrâr-ı hem Hayder Alî mevlâ-yı her Kanber Alî Ey sâkî-i Kevser Alî dâmâd-ı Peygamber AlîSen derd-i dil dermânısın dil-mürdegânın cânısın Âşıkların îmânısın hem mülk-i din hâkânısın Ey sâkî-i Kevser Alî dâmâd-ı Peygamber Alî Leyla HanımDivan Edebiyatı Nazım Biçimleri PDF + Video Deniz HocaAşağıdaki bağlantılardan Deniz Hoca tarafından hazırlanmış olan “AYT Edebiyat Ders Notları PDF” dosyası ile slaytını indirebilir, öğrencileriniz ve arkadaşlarınızla bağlantılardan Deniz Hoca tarafından hazırlanmış olan “Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri PDF Çalışma Kağıdı” dosyası ile slaytını indirebilir, öğrencileriniz ve arkadaşlarınızla ÇEKEBİLECEK YAZILAR ⇒ PDF / Slayt ⇒ Divan Edebiyatı ⇒ Ders Konuları ⇒ TYT Türkçe Notları PDF ⇒ AYT Edebiyat Notları PDF
Divan Edebiyatı Şairleri, süslü ve sanatlı bir gelenek olan “divan edebiyatı” çerçevesinde altı asırlık süreçte eser veren ve eserleri günümüze kadar gelen sanatçıları kapsamaktadır. Medrese eğitimi alan, Arapça ve Farsçaya hakim kişilerden oluşan divan şairleri, kendi çevrelerinde anlaşılabilecek eserler yazımızda “Divan Edebiyatı Sanatçıları ve Eserlerini” yüzyıllara göre sizlere aktaracağız. AYT Edebiyat kapsamında da önemli olan ve her sene bir sorunun geldiği divan sanatçıları konusunu ve şairlerin özelliklerini maddeler halinde sizlere Edebiyatı ŞairleriDaha kolay anlaşılması ve gruplandırılabilmesi için divan edebiyat şairleri listesini yüzyıllara göre ele almalıyız. divan sanatçıları şu şekildedir Divan ŞairleriHOCA DEHHANİ13. yüzyıl edebiyatının ilk temsilcisi ve kurucusu olarak egemen olduğu yüzyılda din dışı konuları ele içki, bahar gibi lirik konuları Türkçe kaside yazan olmayan şairin günümüzde nüshası olmayan 20 bin beyitlik Selçuklu Şehnamesi adlı mesnevisi CELÂLEDDÎN-i RÛMÎ13. yüzyılda Afganistan’ın Belh şehrinde doğmuş ve daha sonra Anadolu’ya Anadolu’da “Rumi” adıyla Farsça yazmış ve aruz ölçüsünü tercih tasavvufu ve dini konuları sevgisini yansıttığı eserleriyle tüm dünyada Emre ile birlikte Anadolu’nun en önemli yılı UNESCO tarafından “Dünya Mevlana Yılı” ilan yıldönümünde “şeb-i arus” törenleri Farsça – 25 bin beyitDivan-ı Kebir Gazel ve rubaileri yer alır.Fihi Ma fih Dini sohbetlerini barındırır.Mecalis-i Seb’a 7 vaazını içerir.Mektubat Yazdığı mektupları içerir.SULTAN VELEDMevlana’nın oğludur ve Mevlevi tarikatını kurarak esaslarını ve ayinlerini şiirleri din ve tasavvufla Farsça yazsa da Türkçe yazılmış şiirleri de Sultan Veledİbtidâname MesneviRebâbnameİntihânâme MesneviAHMET FAKİHHorosan’dan Konya’ya göç bilgini olan şair Hoca Ahmed Fakîh ya da Sultan Hoca Fakîh isimleriyle 86 beyitlik kasideKitâbu Evsâfı Mesâcidi’ş-Şerîfe 339 beyitlik mesnevide mukaddes yerler anlatılmıştır.ŞEYYAD HAMZAŞiirlerini hem hece hem de aruz ölçüsünü ölçüsünü kullandığı şiirlerinde daha başarılı kaside, mesnevi nazım biçimlerinde eser önemli eseri 1529 beyitlik Yusuf ve Züleyha ve Züleyha 1529 beyitlik mesnevi Divan ŞairleriGÜLŞEHRİ13. yüzyıl sonları ve 14. yüzyıl başlarında çok etkilenmiş, Kırşehir’de Mevlevi tekkesi bilgisi fazladır ve bu yönde şiirler Türkçeye bağlı Türkçeye eser kullanan ilk divan Tayr, İranlı sufi şair Ferîdüddîn-i Attâr tarafından kaleme alınmış bir kuş dili anlamına gelen Mantıku’t Tayr adlı eseri eklemeler yaparak Türkçeye çevirerek ün Tayr Kuş Dili anlamına gelen mesnevinin Türkçeye tercümesiFeleknameAruz RisalesiKuduri Tercümesi AŞIK PAŞA13. yüzyıl sonları ve 14. yüzyıl başlarında adı Ali olan şair aşık mahlasını ve Yunus Emre etkisinde kalmış ve tasavvufi konuları karşı olumsuz bakışa karşı çıkarak Türkçe bilinci yüksek bir aruz hem de hece ölçüsünü önemli eseri beyitlik Garipname MesneviFakrname 161 beyitlik mesneviVasf-ı HâlKimya RisalesiAHMEDİ14. yüzyılın 1334-1413 ikinci yarısında dönemin büyük başarılı divan sahibi dışındaki konuları işlemiş, halk dilini şiire ve Arap şiir biçimlerini Türk şiirine dahil etmeye edebiyatında ilk “İskendername“yi beyitlik mesnevi olarak ü Hurşit Mesneviİskendername MesneviCemşid u Hurşid 5000 beyitlik mesneviDivanKADI BURHANEDDİNÇok iyi bir İslam eğitimi almış hükümdar bir yerine kadı olmuş, daha sonra Sivas’ta Kadı Burhaneddin devletini olan mücadelesini kaybedip nazım şeklini divan edebiyatına kazandıran ve en çok kullanan Azerbaycan ağzını aşk, şarap ve eğlenceden gazel, 119 tuyuğ ve 20 rubai biçimindeki şiirlerini divanında NESİMİ14. yüzyıl ve 15. yüzyılın başında yaşamış bir Türkçesinin Fuzuli’den önceki en büyük tasavvufi konuları, ilahi aşkı gücünü Hurufiliği yaymak için Türkçe, Arapça ve Farsça nazım biçiminde başarılı eserler Türkçe ve Farsça iki divanı vardır.Mukaddimetü’ Divan sanatçısı olan şair, bu yüzyılın en önemli adı Sinan’ gidip tıp eğitimi alır, tasavvufu ve edebiyatı ve mesnevileriyle dışı konularda şiirler bir olay sonrasında 126 beyitlik alegorik ve sembolik unsurlar barındıran “Harname”yi Mesnevi – fabl özelliği taşırHüsrev ü Şirin 6944 beyitlik mesneviDivanSÜLEYMAN ÇELEBİ14-15. yüzyıllarda Ulucami’de imamlık Necat adlı mesnevisi halk arasında “Mevlit” olarak ün salmıştır ve Türk kültürü içinde önemli bir yer Divan edebiyatında övgü amaçlı yazılan bir nazım türüdür. Mevlitte doğumu, çocukluğu, hayatı, ahlakı ve gazaları anlatılır. Türk edebiyatında onlarca mevlit yazılmasına rağmen hiçbirisi Süleyman Çelebi’nin mevliti kadar etkili Necat MevlitHüsrev ü Şirin MesneviDivanAHMET PAŞA15. yüzyıl sonra bu yüzyılın en büyük şairidir ve döneminde “Sultanu’ş-Şuara” olarak sonraki şairleri Sultan Mehmet’in redifli kasidesiyle dışı konuları işlemiş ve Türkçeyi ŞİR NEVAİ15. yüzyıl sanatçısı ve edebiyatının en büyük yanında düşünür ve devlet adamlığı yönü de tezkire yazan ve hamse sahibi olan edebiyata hem de Türk diline önemli katkıları olan bir dört taneMuhakemet-ül Lugateyn Türkçenin Farsçadan üstün olduğu savunulur.Mecalisü’n Nefais ilk tezkireMizan’ül EvzanNECATİ BEY15. yüzyıl bir şair olarak kendisinden sonrakileri akımının izlerini ilk defa Necati’nin şiirlerinde şiir dili olması yönünde çaba atasözü ve halk söyleyişlerine yer dönemde Hüsrev-i Rum olarak Divan Şairleri16. yüzyıl Osmanlı Devleti’nin en parlak dönemlerinden birisidir ki devletin bu eşsiz gücü kendisini sanatta da göstermiştir. Divan edebiyatının en zengin ve yaratıcı dönemlerinden birisi de 16. yüzyıl olarak değerlendirilmektedir. Bu dönemde divan edebiyatı kendi büyük üstatlarını yetiştirmiş ve çok başarılı eserler bu dönemde kaleme YAHYA16. yüzyıl bünyesinde askerdir ancak şairlik yönüyle dikkat ile birlikte en ünlü mesnevi sahibidir. Yani beş mesnevisi vardır.Eserlerinde mahalli unsurlar, atasözleri ve halk söyleyişleri yer Mustafa Mersiyesi ile şöhret EdirneŞehrengîz-i İstanbulŞâh u Gedâ MesneviGencîne-i Râz Mesnevi – dini-tasavvufi konuluYusuf u Züleyha 5179 beyitlik mesneviKitâb-ı Usûl Usulname 3100 beyitlik mesneviGülşen-i Envâr 2810 beyitlik mesneviBAĞDATLI RUHİ16. yüzyıl yaşadığı için bu lakap hayata ve olaylara duyarlı olan şair yergileriyle çok Fuzuli’den dini ve tasavvufi konuları çok gazel nazım biçiminde şiir ünlü eseri divanında yer alan “terkibibent” bentten oluşan terkibibendi, yaşadığı dönemin aksayan yönlerini göstermesi bakımından 17 bentlik eserFUZULİ16. yüzyıl adı Mehmet olan Fuzuli mahlasını mahlasını seçerek başka şairlerle şiirlerinin karışma ihtimalini ve Farsçayı da çok iyi bilen şair şiirlerini Azeri Türkçesiyle Farsça ve Türkçe olmak üzere üç divanı bir gazel şairidir ve daha çok aşıkhane gazel edebiyatının ızdırap şairi olarak da zamanda divan şiirinin en lirik tasavvufa ve aşka sıklıkla yer vermiştir ancak bu aşk ilahi bir ve Mecnun adlı mesnevisinde de beşeri aşktan ilahi aşka yükselişi Sultan Süleyman’a yazdığı “Şikayetname” edebiyatımızdaki en meşhur mektuptur.“Su Kasidesi” adlı naatı unutulmaz bir Türkçe, Arapça ve FarsçaLeyla ile Mecnun mesneviŞikâyetnameHadikatü’s Süeda Kerbela olayını anlatırHadis-i Erbain Tercümesi Kırk HadisRisalei Sıhhat ü Maraz Sağlıkla ilgiliBeng ü Bade 440 beyitlik mesneviEnisü’l KalbRind ü Zahit FarsçaSakiname 327 beyit, FarsçaBAKİ16. yüzyıl ile birlikte dönemin en büyük dönemde Sultanü’ş Şuara Şairler Sultanı olarak sayıda kaside yazsa da daha çok bir gazel şairi olarak gazelin en büyük hakim olmasına rağmen şiirlerinde tasavvuftan ziyade din dışı konuları konulardan uzak görüntüsü nedeniyle çok istediği “şeyhülislam” makamına akımının öncülerinden İstanbul Türkçesini kullanmış, deyim, atasözleri ve halk söyleyişlerini şiire dahil mevsimleri, mehtaplı geceleri, güzelleri ve doğası şiirlerinde yer acıların şairi olurken Baki zevk ve eğlenceye düşkün rindane bir sevdiği Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümü sonrasında terkibibent biçiminde yazdığı Kanuni Mersiyesi oldukça Cihad Arapçadan tercümeFezail-i Mekke Arapçadan tercümeHadis-i Erbain TercümesiZATİ16. yüzyıl dahil birçok genç şairin hocalığını ve kaside biçiminde şiir divan oluşturacak kadar şiir yazdığından kusurlarıyla ü PervaneAhmed ü MahmudFerruhnameSiyer-i NebiFal-i Kur’anEdirne ŞehrengiziHAYALİ16. yüzyıl çevresinde saygın bir şair olarak kendine yer Melik-üş-şuarâ Şairlerin Sultanı, Diyâr-ı Rûm’un Sultân-ı Şuarâsı Rûm Topraklarının Şairlerinin Sultanı ve Hayâlî-i Meşhûr Meşhur Hayâlî gibi isimlerle bir yaşamı vardır ancak zengin hayal dünyasıyla şiirlerini Divan divan edebiyatı Osmanlı Devleti’ne paralel olarak güçlenmiş ve gelindiğinde divan edebiyatı olgunluğa kavuşmuştur. Bu dönemde İran edebiyatının taklit edilmesi terk edilmiş ve bu dönem sanatçıları diğer edebiyatlara göre kendilerini üstün görmüşlerdir. Bu dönemde divan edebiyatının simge isimleri yüzyıl doğan sanatçının asıl adı Ömer’ anlamında Nef’i mahlasını döneminde övgüler almış ancak daha sonra hicivleriyle devlet erkanını oldukça meşhur bir isimdir ki bu hicivler ölümüne neden yüksek makamda olanları bile hicvetmekten geri yazmayan şair kaside denilince akla gelen ilk ilgi duymamıştır ve sebkihindi akımının edebiyatımızdaki kendini övdüğü fahriye bölümleri de dikkat direkt fahriye bölümüyle başlayıp nazım biçiminin yapısını övünme ve yermede abartılı bir tarzı ve yergide Türk edebiyatının en büyük şairlerinden tezat sanatına ve Farsça tamlamalara çokça Farsça ve TürkçeSiham-ı Kaza Kaza okları anlamına gelen eserde hicivleri yer alır.Tuhfetü’l Uşşak 97 beyitlik kasideNABİ17. yüzyıl doğmuş ve iyi bir eğitim alarak Arapça ile Farsçayı tarzının ve didaktik şiirin edebiyatımızdaki önemli duygu ve hayal yerine düşüncelere yer dönemde Şeyhü’ş Şuara Şairlerin Şeyhi olarak hikmetli sözlere ve atasözlerine yer sorunları şiirlerinde dile ilgi duymuş, kendi gazelini “rehavi” makamında dışında birçok nesir eseri de sade ve anlaşılır bir dille yazsa da nesirlerinde ağır ve süslü bir dil tercih Türkçe ve FarsçaHayriye Oğlu için yazdığı, didaktik bir mesneviHayrabad mesneviTuhfetü’l Harameyn Gezi yazılarıSurnameNEVİZADE ATAİ17. yüzyıl ve kaside şiirleri yazsa da asıl ününü mesnevilerle oldukça mesnevilerinde İstanbul’a ait farklı görüntülere, mahalli yaşama yer yerli unsurlar katarak İran etkisini kırmaya SâkinâmeNefhatü’l-EzhârSohbetü’l-EbkârHefthân mesneviHilyetü’l- EfkârNEŞATİ17. yüzyıl şeyhi olduğu için “Neşati Dede” olarak akımının yazsa da asıl ününü gazelleriyle kavramlarını hayalleriyle zenginleştirmiş, şiirlerinde mecazlara ve mübalağalı ifadelere yer etkilenmiş ve ona nazireler 187 beyitlik mesneviEdirne Şehrengîzi mesneviŞerh-i Müşkilât-ı UrfîŞEYHÜLİSLAM YAHYA17. yüzyıl edebiyatının önde gelen gazel olmasına rağmen rindane ve aşıkane gazelin güzel örneklerini ve söyleyiş güzelliği olan gazelleri birçok şair tarafından takdir sade bir Türkçeyle yazmış ve mahallileşme akımının unsurlara veznini gazele yüzyıl adı Mustafa olan şair sebkihindi akımının mahlasını kullananlarla karıştırılmamak için Naili-i Kadim ismini süslü bir dille yazmış, Farsça tamlamalara yer edebiyatında şarkı nazım biçiminde şiir yazan ilk isim Naili’ gereksiz söz kullanmayarak söyleyişe önem HALETİ17. yüzyıl ve mensur birçok eser edebiyatında en çok rubai yazan topladığı rubailerle dışındaki şiirlerinde sanatsal yön kuvvetli MuhsiniSâki-nâme 520 beyitlik mesneviMünşeat Mektuplarını içerir.Mihr ü Divan ŞairleriDivan edebiyatının son büyük dönemini içerir ve aynı zamanda büyük şairlerin yetiştiği son dönemdir. Bu yüzyılda divan şiirinde mahallileşme akımı etkilidir ve dönem şiirlerin şarkı ön plana yüzyıl adı Ahmet olan sanatçı İstanbul’da doğmuş ve iyi bir eğitim Devri’nin simge Devri’nin eğlencelerini ve sosyal yaşamını şiirlerine akımının İstanbul Türkçesini kullanmış, İstanbul mekanlarını ve hayatını eserlerine aşk onun şiirlerinde gerçek aşkı, güzelleri ve hayatın güzelliklerini hüzünden ziyade yaşamın eğlenceli yönünü edebiyatının soyut dünyasından sıyrılarak gerçekleri türünün en başarılı gazelleriyle dikkat ölçüsüyle de şiirler ölçüsüyle yazdığı şiirlerde müzikaliteye önem vermiş ve bu nedenle birçok şiiri kolayca Tercüme eserŞEYH GALİP18. yüzyıl adı Muhammet Esat olan sanatçı, divan edebiyatının son büyük şairi olarak kabul şeyhi olan Şeyh Galip, sebkihindi akımının önemli bir tarzında anlaşılması zor, kapalı şiirler mazmunlar yerine yeni mazmunlar kullanmaya gayret soyut kavramlarla ve hayali unsurlarla tüm şiirlerinde tasavvufi aşkı ölçüsüyle bir koşma da bir şair olmasına rağmen divan edebiyatı geleneğinden ü AşkŞerh-i Cezîre-i MesneviEs-Sohbetü’s-SâfiyyeSÜNBÜLZADE VEHBİ18. yüzyıl adı Mehmet olan sanatçı Maraş’ta yerel konulara değinmiş, atasözleri ve deyimleri şiire dahil şairlerdeki şiirsellik bulunmaz daha çok biçime önem 1181 beyitlik nasihat eseriTuhfe-i Vehbi Farsça-Türkçe sözlükNuhbe-i Vehbi Arapça-Türkçe sözlükŞevkengizENDERUNLU FAZIL18. yüzyıl adı Hüseyin olan sanatçı Enderun’da yetiştiği için bu isimle ve aşka düşkün yapısıyla hayatı zorlu akımının tarzındaki manzum hikayeleriyle Kadınlar Kitabı adlı kitabı toplatılmıştır ki bu da AşkÇenginameZenannameFITNAT HANIM18. yüzyıl şairler arasında en meşhur etkisinde kalmış ve şiirlerinde İstanbul’dan izler çoğunlukla bülbül, gül, şebboy, nergis, sümbül, ruh, hat gibi mazmunları her nazım biçiminden oluşan küçük bir divanı Divan ŞairleriDivan edebiyatının son yüzyılı olan büyük sanatçılar yetişmemiş ve divan edebiyatı geleneği yerine Batı edebiyatlarından alınan yenilikler şiirimize egemen olmaya VASIF19. yüzyıl adı “Osman Vasıf” olan sanatçı Enderun’da yetiştiği için bu adla dönemin en önemli mahallileşme akımı edebiyatında şarkı nazım biçiminde en çok eser veren etkisinde kalarak İstanbul’u, şehrin giyim kuşamını, İstanbul parklarını ve boğazını şiirlerinde Paşa ve Namık Kemal çeşitli eserlerinde Enderunlu Vasıf ile ilgili düşüncelerini dile getirmiş, yetenekli bir şair ancak kültür birikimin yetersiz olduğunu İZZET MOLLA19. yüzyıl son şairlerinden birisi olarak kabul edebiyatı ile Tanzimat Dönemi arasında bir köprü tarikatına yakın olduğundan gazellerinde Mevlana’dan Galip ve Nabi’nin etkisinde ölçüsüyle türkü de seven bir şairdir. Gülşen-i Aşk mesnevisini Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk’a nazire yaparak yazmıştır.EserleriDivanBahar-ı Efkâr Mevlana’ya ithaf ettiği divanHazan-ı Asar Mihnetkeşan Hiciv türünde mesneviGülşen-i Aşk 290 beyitlik mesneviLESKOFÇALI GALİP19. yüzyıl Şuara topluluğunun şiire karşı çıkmış ve divan geleneğine bağlı Kemal ve Ziya Paşa gibi isimleri tasavvufun izleri anlam kapalı, dili oldukça HANIM19. yüzyıl olan Keçecizade İzzet Molla’dan dersler Şeyh Galib’in etkisi tarikatına yakınlık göstermiş ve Mevlana’ya çeşitli methiyeler genellikle beşeri aşkı HANIM19. yüzyıl mersiyeleriyle tarzı şiirlerinin yanında Nabi tarzı yani hakimane beyitleri de çok sayıda nazım biçiminde yazılmış 677 şiir Edebiyat İçin Hangi Sanatçılar Önemli?AYT Edebiyat çalışması yapan herkesin divan edebiyatı sanatçılarına ağırlık vermesi gerekiyor çünkü her sene ortalama olarak 2 soru sanatçılardan çıkmaktadır. Her sanatçı önemlidir ve sınavda karşımıza çıkabilir ancak öncelikle son 5 yılda sınavda çıkan sanatçılara ve verilen ipuçlarına göz atalım2022Nefi Hiciv ve kasideleriyle meşhurNecati Hüsrev-Rum adı2021Ahmet Paşa Kerem redifli şiiri2020Baki Kanuni Mersiyesi + Sultanü’ş ŞuaraNabi Hikemi tarzın kurucusuHarname Şeyhi2019Ali Şir Nevai + Sehi Bey İlk tezkirelerAhmedi İskendername, Nabi Hayrabad, Şeyh Galip Hüsn ü Aşk2018Şeyh Galip Hüsn ü AşkMantıku’t Tayr GülşehriSınava Çalışırken Mutlaka Ezberlemeniz GerekenlerFuzuli ⇒ Leyla ve Mecnun / Şikayetname / Su KasidesiNefi ⇒ Siham-ı KazaNedim ⇒ En ünlü şarkılarSüleyman Çelebi ⇒ Vesiletü’n Necat MevlitNaili ⇒ ilk şarkı örnekleriŞeyhi ⇒ HarnameAşık Paşa ⇒ GaripnameTaşlıcalı Yahya ⇒ HamseBağdatlı Ruhi ⇒ TerkibibentÂşıkane gazel FuzuliRindâne gazel BakiŞûhâne gazel NedimHakimâne gazel NabiDivan Edebiyatı Şairleri PDF + Video Deniz HocaAşağıdaki bağlantılardan Deniz Hoca tarafından hazırlanmış olan “AYT Edebiyat Ders Notları PDF” dosyası ile slaytını indirebilir, öğrencileriniz ve arkadaşlarınızla bağlantılardan Deniz Hoca tarafından hazırlanmış olan “Divan Edebiyatı Sanatçıları PDF Çalışma Kağıdı” dosyası ile slaytını indirebilir, öğrencileriniz ve arkadaşlarınızla ÇEKEBİLECEK YAZILAR ⇒ PDF / Slayt ⇒ Divan Edebiyatı ⇒ Ders Konuları ⇒ TYT Türkçe Notları PDF ⇒ AYT Edebiyat Notları PDF
30 Hoca Dehhani Yaşadığı yıllar tam olarak tespit edilemese de 13. yüzyıl şairlerinden olan Hoca Dehhani Anadolu sahasında Divan şiirinin kurucusu kabul edilir. Horasan’dan Anadolu’ya gelmiş, Selçuklu sarayına girmiş ve III. Alâeddin Keykubad’ın emriyle Firdevsî’nin Şeh-nâmesi biçiminde Farsça bir “Selçuklu Şehnâmesi” yazmıştır. Maalesef bu eser bugün elimizde değildir.– Hoca Dehhanî’nin şiirleri genel olarak gazel ve kasidenazım biçiminin oldukça basit, motiflerin sık sık tekrar ettiği örnekleridir. yüzyılda Anadolu’da tasavvufî düşünce edebiyatta son derece güçlü bir durumdayken aşk ve şarap üzerine şiirler yazan Hoca Dehhani, Divan şiirinin ilk temsilcisi sayılmaktadır. 29 Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî 1207 – 1273 Sadece tasavvuf edebiyatının değil Türk edebiyatının en önemli sanatçılarındandır. Mevleviliğin öncüsüdür. Farsca kaleme aldığı 26000 beyitlik “Mesnevi” adlı eseriyle İslam dünyasını derinden etkilemiştir. Şiirlerini Farsça kaleme almasına rağmen eserlerinde aslının Türk olduğunu özellikler belirtmiştir. Mevlânâ’nın temel öğretisi tevhid düşüncesi etrafında gelişir. Ayrıca “Gel, gel, ne olursan ol yine gel” şeklinde başlayan dizeleri onun evrensel hoşgörünün ve insanseverliğin öncülerinden olduğunun bir göstergesidir. Eserleri Mesnevi Divan-ı Kebir Büyük DivanFihi Ma-Fih Ne Varsa İçindedirMecalis-i Seb’a Yedi Meclis Mevlana’nın yedi vaazıMektubat Mektuplar 28 Sultan Veled 1226 – 1312 Mevlana’nın büyük oğludur. Mevleviliğin kurucusu ve ikinci pîrîdir. Eserlerini Farsça yazmakla birlikte şairin Türkçe şiirleri de bulunmaktadır. Eserleri DivanİbtidanameRebâbnâmeİntihanâmeMaârif 27 Aşık Paşa 1272 – 1333 14. yüzyıldaAnadolu sahasında yetişen ünlü mutasavvıf şairlerdendir. Yunus Emre’nin etkisinde kalmıştır. En önemli eseri Türklere tasavvuf öğretisini yaymaya çalıştığı Garibnâme adlı mesnevisidir. Eserleri GaribnâmeFakr-nâmeKimya RisâlesiVasf-ı Hâl 26 Gülşehrî 14. yüzyıl şairlerinden olan Gülşehrî döneminin önemli mutasavvıf şairlerindendir. Şairin Kırşehir’de Mevleviliği yaymak için çalıştığı ve zaviyede yaşadığı, mahlasını da o zamanki adı Gülşehir olan Kırşehir’den aldığı bilinmektedir. Asıl adının da Ahmed mi yoksa Süleyman mı olduğu bugün bile tartışma konusudur. Mantıku’t Tayr adlı alegorik eseri ile ünlüdür. Çoğunlukla bu eserinin Ferîdüddîn-i Attâr’ın eserinin tercümesi olduğu sanılsa da aslında, Gülşehrî’nin de bizzat belirttiği gibi, eser aynı adı ve temel hikâyeyi barındırmakla birlikte bir tercüme değildir ve orijinal Mantık et-Tayr’ın içeriği eserde yoğun biçimde değiştirilmiş ve farklı kaynaklardan yeni içerikler eklenmiştir. Eserleri Mantıku’t TayrFeleknâme 25 Ahmedî 1334 – 1413 14. yüzyılın en büyük divan şairi kabul edilir. Divan şiirinin gelişmesinde çok önemli bir yeri olan Ahmedî tamamen din dışı konularda eser vermiştir. İran şiir yapısını Türkçeye uygulamaya çalışmıştır, fakat Farsça mecazlar Türkçeye birebir uyarlanamadığı için için şiirlerinde düzenli ve güçlü dize yapıları yoktur. Dili, kendisinden önce yetişen sanatçılarınkinden daha ağırdır. Eserleri Ahmedî DivânıİskendernâmeCemşîd ü HurşîdEsrarnâme 24 Kadı Burhaneddin 1344-1398 Asıl ismi Burhaneddin Ahmed’dir. Kayseri Kadısı görevinde bulunan Şemseddin Mehmed’in oğludur. Çok iyi bir din eğitimi aldıktan sonra bilimle de uğraşmıştır. Halk tarafından sevilmiş ve Kayseri’de kadılık yapmıştır. 1381 yılında Sivas merkezli Kadı Burhaneddin Devleti olarak kendi adı ile anılan bir devlet kurup bu devletin 18 yıl hükümdarlığını yapmıştır. Kadı Burhaneddin, çoğunu aruz bir kısmını da heceyle yazdığı Türkçe şiirlerinde Azerî şivesini kullanmıştır. Kadı Burhaneddin gazelleri ve tuyuğları ile ün kazanmıştır. Tuyuğ şeklini Divan edebiyatına getiren Kadı Burhaneddin olmuştur. Arapça ve Farsça şiirlerinin yanı sıra Türkçe divanı vardır. 23 Nesimi 1369? – 1425 Azerbaycan’ın Şamahı şehrinde doğan şairin gerçek adı Ali’dir. Şair için Divan şiirinin Yunus Emre’si denilebilir. Hurufilik kutsal metinlerde harf ve kelimelerin sayısı, sırası ve diziliminin belirli şifreler barındırdığını iddia eden ve harflerin edced değerlerinden farklı anlamlar çıkartan düşünce sistemi tarikatının bir üyesi olan şair, şiir ve düşüncelerinin şeriata aykırı görülmesi sebebiyle Halep’te derisi yüzülerek öldürülmüştür. Özellikle Bektaşîler arasında özel bir yeri vardır. Şiirlerini Azerî şivesiyle ve estetik değeri yüksek bir üslupla kaleme alan Nesîmî’de coşkun bir lirizm görülür. Tuyuğlarıyla da ön plana çıkan bir şairdir. Farsça ve Türkçe yazılmış iki divanı vardır. 22 Şeyhî 1371? – 1431? Asıl adı Yûsuf Sinân olan şair, mesleğinin hekimlik olması sebebiyle Hekîm Sinân adıyla şöhret kazanmıştır. Şair, Hacı Bayrâm-ı Velî’ye bağlanması dolayısıyla Şeyhî lakabını almış ve böyle tanınmıştır. Ankara’da Çelebi Sultan Mehmed’i tedavi etmiş, Çelebi Mehmed de ona tımar olarak Tokuzlu Tokuzlar köyünü vermiştir. Tokuzlu köyüne giderken köyün girişinde tımarın eski sahiplerince soyulmuş ve dövülmüştür. Başına gelen bu kötü durumu padişaha anlatmak için meşhur Harnâme’sini yazmıştır. Harnâme, hiciv edebiyatımızın en güzel örneklerinden biridir. Fabl türünün bir örneği sayılan eser 126 beyitlik alegorik bir mesnevidir. Şeyhi’nin Divan’ı ve Hüsrev ü Şirin adlı bir mesnevisi vardır. 21 Süleyman Çelebi 1351 – 1422 Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan şairin Bursa’da Yıldırım Bayezid döneminde Ulu Cami’de imamlık yaptığı sanılmaktadır. Muhammed’in diğer peygamberlerden üstün olduğunu dile getirmek için Vesilet’ün Necat ı Mevlid kaleme aldı. Mesnevi biçiminde kaleme alınan Mevlid, bilinen tek eseridir. 20 Ali Şir Nevaî 1441 – 1501 Çağatay Türk edebiyatının en önemli temsilcisi kabul edilir. Ali Şir Nevaî, zamanında âlim ve çok önemli bir devlet adamı olarak ün salmıştır. Herat’ta çocukluk ve mektep arkadaşı Horasan Hükümdarı Hüseyin Baykara’nın yanında otuz iki yıl devlet hizmeti yapmıştır. Şair aynı zamanda çok bilinçli bir dil milliyetçisidir. Muhakemetü’l Lugateyn İki Sözlüğün Karşılaştırılması adlı esrinde Türkçenin Farsçadan daha üstün bir dil olduğunu ispatlamaya çalışmıştır. Ali Şir Nevaî’nin dördü Türkçe ve biri Farsça olmak üzere beş divanı vardır. Türkçe divanlarının genel adı Hazain-ül-Maani’dir. Hamse sahibi olan az sayıda sanatçıdan biridir. Eserleri Mecâlisü’n-Nefâis İlk şairler tezkiresi [biyografi]Muhakemetü’l LugateynMîzânü’l-Evzân Aruz ölçüsünü sistemleştirmeye çalıştığı eseri 19 Necâtî ? – 1509 Necâtî, Türk divan şiirinin gelişme döneminin 15. yy sonları – 16. yy başı en önemli isimlerindendir. Hayatı hakkında az bilgi bulunan Necâtî’in doğum tarihi de bilinmemektedir. Yaygın kanıya göre gerçek ismi “İsa”dır. Bazı kaynaklarda “Nuh” olarak geçmektedir. Özel bir eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiştir. Çeşitli devlet kademelerinde çalışan Necâtî Kastamonu’dayken eserleriyle halkın ilgisini ve beğenisini kazanmış, üne kavuşmuştur. O zamana kadar Türk divan şiirini fazlasıyla etkileyen İran şiirinden uzaklaşarak, halkın diline ve kültürüne önem vermiş, bunu da şiirine yansıtmıştır. Kullandığı yalın dil ile halka ve yaşama yakın bir tabiat sergilemiş, fazla süslü üsluptan kaçınmıştır. Ayrıca divan edebiyatında atasözlerini kullanarak millileşme akımını başlatmıştır. Necâtî’nin bir Divan’ı vardır. 18 Latîfî 1491 – 1582 Kastamonu doğumlu olan şairin asıl adı Abdüllatif’tir. Eğitimini tamamladıktan sonra, kâtiplik göreviyle İstanbul, Belgrad, Rodos ve Mısır’da bulundu. 1582yılında Mısır’dan Yemen’e giderken bindiği geminin batması sonucu öldü. Latîfî, Türk Divan Edebiyatının en önemli tezkire biygrafi yazarlarındandır. Latîfî Tezkiresi adını verdiği eserini 1546 yılında tamamlamış ve Kanuni Sultan Süleyman’a sunmuştur. Eserleri Evsâf-ı İstanbul İstanbul’un ÖzellikleriFusul-i Erbaa Dört Mevsim 17 Seydi Ali Reis 1498 – 1562 İstanbul doğumludur. Matematik, astronomi, coğrafya ve denizcilik alanlarında iyi bir eğitim görmüştür. Osmanlı Devleti’nin kaptan-ı deryalığına kadar yükselmiştir. Hint seferi sırasında Portekiz donanmasına yenilmiş ve kara yoluyla İstanbul’a dönmek zorunda kalmıştır. En önemli eseri Mir’at-ül Memalik Memleketlerin Aynası’tir. Bu eserde Seydi Ali Reis, geçtiği memleketler, tanıştığı hükümdarlar ve şahit olduğu olaylar hakkında bilgi vermektedir. 16 Fuzûlî 1495 – 1566 Asıl adı Mehmet olan Fuzûlî’nin, Irak’ta Kerbela veya Necef’te doğduğu tahmin edilmektedir. Tüm yaşamı Irak topraklarında geçmiştir. Bağdat’ın fethinden sonra Kanuni Sultan Süleyman’a ve devletin ileri gelenlerine kasideler yazmış ve ün kazanmaya başlamıştır. Kendisine dokuz akçelik bir maaş bağlanmış ama bu maaşı alamadığından dolayı durumu dile getirdiği mektup türünde meşhur Şikayet-nâme’yi yazmıştır. Şikâyetnâmesinde Fuzuli şöyle der“Selam verdim rüşvet değildir diye gösterdim faydasızdır diye mültefit olmadılar.” Fuzûlî, sadece 16. yüzyılın değil bütün Divan edebiyatının en büyük şairlerindendir. Türkçe şiirlerini Azeri şivesiyle yazmıştır. Dili diğer Divan şairlerine göre daha sadedir. Divan şiirinin en lirik şairi olan Fuzûlî bir aşk,ıstırap şairidir. Fuzûlî’de aynı zamanda derin bir tasavvuf kültürü görülmesine rağmen bir tasavvuf şairi değildir. “Leyla vü Mecnun” mesnevisinde ilahi aşkı konu edinmiş; gazelleri ve kaideleriyle haklı bir şöhret kazanmıştır. Bir naat olan “Su Kasidesi” en beğenilen şiirlerindendir. EserleriTürkçe eserleriDivanBeng ü Bâde 444 beyitlik Türkçe ile Mecnun Dâstân-ı Leylî vü Mecnûn3 bin 96 beyitlik MuammeyâtKırk HadisSu KasidesiŞikâyetnâmeHadîkat üs-Süedâ Kerbela olayını anlatan Mektubat Farsça eserleriDivanEnis’ül-KalbHeft Câm sâkinâme Tasavvuf içerikli, 327 beyitlik Farsça MuammeyatSehhat ü Ma’raz Tıp bilgileriRind ü ZahidRisale-i Muamma Arapça eserleriDîvanMatlau’l-itikad mensur 15 Taşlıcalı Yahya ? – 1582 Devşirme olarak İstanbul’a getirilen şair Arnavut asıllıdır. Yeniçeri Ocağı’nda yetişti. 16. yüzyılda Fuzuli’den sonraki en büyük mesnevi şairidir. Kanuni Sultan Süleyman’la beraber savaşlara katıldı. Çok sevdiği Şehzade Mustafa’nın öldürülmesi üzerine yazdığı mersiyesiyle ünlüdür. Hamse sahibidir. Eserleri DivanHamse Beş mesnevi Şâh u Gedâ, Yusuf ü Züleyhâ, Gencine-i Râz, Kitâb-ı Usul, Gülşen-i Envâr 14 Bâkî 1526 – 1600 Sultanüş’şuâra Şairler sultanı olarak anılan Bâkî, divan edebiyatının en büyük şairlerinden biridir. İstanbul doğumlu ve asıl adı Mahmud Abdülbâkî olan şair uzun yıllar İstanbul medreselerinde hocalık; Medine ve İstanbul illerinde kadılık yapmış, Anadolu ve Rumeli eyaletlerinde kazaskerlik görevinde bulunmuştur. Tasavvuftan hiç etkilenmemiş, din dışı şiirler yazmıştır. Şiirlerinin ana konuları aşk, eğlence, yaşamanın zevki ve doğadır. Dil kullanımında çok yetenekli olan Bâkî, şiirlerinde İstanbul Türkçesini başarıyla kullanmıştır. Tekniği güçlüdür, şiirlerinde yakaladığı ahenk ve akıcılık diğer şairlerden farklıdır. Aruzu büyük bir ustalıkla kullanan şair, şiirlerinde duygudan çok düşünceye önem vermiş, söz sanatlarını ustaca kullanmış ve biçim – öz uyumunu sağlamıştır. Eserleri Dîvân-4508 beyitlik, en önemli eseriFazâ’ilü’l-CihadFazâil’i-MekkeHadîs-i Erbain TercümesiKanuni Mersiyesi 13 Bağdatlı Rûhî ? – 1605 Asıl adı Osman’dır. Bağdat doğumlu olmasından dolayı Bağdatlı Rûhî olarak anılmıştır. Toplumsal eleştiri alanının ilk temsilcisi kabul edilir. Eleştirel tarza ve yalın bir üsluba sahiptir. Rind, kalender bir yaşayış tarzına sahip olan şair, tasavvuftan da etkilenmiştir. Mevlevi tarikatına bağlıdır. En önemli eseri Divan’ı ve bu divandaki Terkib-i Bend’idir. Yazdığı Terkib-i Bend ona bürük bir ün kazandırmış ve Ziya Paşa, Şeyh Galip gibi sanatçılar eserine nazire yazmışlardır. 12 Nef’î 1575 – 1635 17. yüzyılın en büyük şairlerinden olan Nef’î kaside üstadıdır. Divan edebiyatının en büyük övgü ve yergi şairidir. Övgü ve yergilerinde ölçü tanımamıştır. Dili süslü ve sanatlı olmasına rağmen akıcı bir üsluba sahiptir. Eserlerinde dinin etkisi görülmez. Sebk-i Hindî tarzında şiirler yazmıştır. Vezir Bayram Paşa’yı hicvettiği için boğdurularak öldürüldüğü söylenir. Türkçe ve Farsça Divan’ı vardır. Hicivlerini Sihâm-ı Kâzâ Kader Okları adlı eserinde toplamıştır. 11 Şeyhülislam Yahyâ 1580 – 1652 Yaşadığı dönemin önemli ilim adamlarından birisidir. Baki ile Nedim arasında köprü kuran şairdir. Lirizmi nükteyle birleştiren şair, gazel üstadı olarak anılır. En önemli eseri olan Divan’ının yanında 77 beyitlik bir mesnevisi vardır. 10 Nâilî 1611 – 1666 Sebk-i Hindî tarzını edebiyatımızda ilk kullanan şairdir. Üslubu özenli, sade ve güçlü imgelerle süslüdür. Şiirlerinde söyleyeceklerini fazla uzatmayıp özlü bir anlatımı tercih etmiştir. Örneğin gazellerinde sanat yapma kaygısıyla sözü uzatmamış 5-6 beyitte şiiri bitirmiştir. Nâilî’nin bir Divan’ı vardır. 9 Evliyâ Çelebi 1611 – 1682 Türk edebiyatının en büyük seyahat yazıdır. Medrese eğitimi almış ve bir süre hafızlık yapmıştır. Hayatının elli yıla yakın bir kısmını geziyle geçirmiş ve meşhur Seyahatname’sini kaleme almıştır. Seyahatname’nin dili oldukça sade ve açıktır. Abartılı bir anlatımı vardır. 8 Nâbi 1642 – 1712 Bağdatlı Rûhî gibi toplum konularına yönelmiş hatta Divan şiirinin en toplumcu şairi kabul edilmiştir. Eğitimden toplum düzenine kadar çeşitli konuları şiirlerinde işlemiştir. Didaktik öğretici ve felsefi şiirin öncüsüdür. Şiir ile düşünceyi birleştiren şair olarak görülür. Eserlerinde güzelden çok iyiyi ve doğruyu amaçlar. Şiirlerinde hikmetli sözlere ve atasözlerine sıklıkla yer vermiştir. “Nâbi ekolü” olarak bilinen “hikemi şiir” akımının kurucusudur. Mazmunlara, edebi sanatlara özellikle cinasa çok önem vermiştir. Dili sadedir. Şeyhü’ş Şuara Şairlerin Şeyhi olarak bilinir. Eserleri Hayriyye Oğlu için yazdığı didaktik mesnevidir.Hayrâbâd Baltacı Mehmet Paşa için yazdığı mesnevidir.Surname IV. Mehmet’in şehzadeleri için düzenlenen sünnet düğünü ve eğlencelerini tasvir eden mesnevidir.Tuhfetü’l Harameyn Nabi’nin Hac seyahatnamesidir.MünşeatHadis-i ErbainFatihnâme-i Kâmaniçe 7 Kâtip Çelebi 1609 – 1657 Tarih, coğrafya ve diğer alanlarda verdiği eserlerde kullandığı bilimsel metodlarla tanınmıştır. Bilimsel meseleleri Batılı bir gözle ele alan ilk yazarlardandır. Devletin işleyişindeki aksaklıkları dile getirmiş ve bunlara çözüm önerileri sunmuştur. Eserleri Cihannümâ Coğrafi eseridir.Fezleke Osmanlı tarihiTakvimü’t Tevarih Dünya TarihiMizanü’l Hak Doğruluk Terazisi Sosyal içerikli bir eserdir. 6 Nedim 1681 – 1730 18. yüzyılda Lale Devri’nin en büyük şairidir. Doğma büyüme İstanbullu olan şair İstanbul’un Haliç, Kağıthane, Göksu gibi gezinti ve eğlence mekanlarını anlatan şiirlerinden dolayı “İstanbul şairi” diye anılır. Şiirlerinde zevk, sefa ve musiki bir aradadır. Şarkı nazım biçimini edebiyatımıza kazandırmıştır. Şair bu nazım biçiminin yanında gazelleriyle de çok ünlüdür. Mahallileşme akımını canlandıran şairimizdir. Dili açık, sade ve ahenklidir. Ama kasidelerinde dili ağırlaşır. Hece ölçüsünü de kullanmış, birkaç tane koşma ve türkü yazmıştır. Divan geleneğinin katı kurallarını yıkmıştır. Divan şiirinin soyut güzel anlayışını değiştirmiş yaşayan güzellerden söz etmiştir. Şiirlerinde halkın kullandığı deyimlere yer vermiştir. En önemli eseri Divan’ıdır. 5 Yirmisekiz Mehmet Çelebi İlk Türk diplomatıdır. Yeniçeri ocağına girmiş ve yirmi sekizinci orta bölüğünde görev yaptığı için bu isimle anılmıştır. Eserleri Sefaretnâme Fransa’ya elçi olarak görevlendirildiğinde Paris ile ilgili gözlemlerini, incelemelerini kaleme aldığı ve padişaha sunduğu eseridir. Eser, hatıra ve rapor özelliği taşır. 4 Şeyh Galip 1757 – 1799 Divan Edebiyatı’nın son büyük şairidir. Mevlevi şeyhidir. Süslü, sanatlı, ağır bir dile sahip olan şair, Sebk-i Hindî akımının temsilcilerindendir. Şiirlerinde musiki önemli yer tutar. Düşünce ve tasvirlerle örülü yoğun bir hayal gücü vardır. Bir dönem mahallileşme akımının etkisiyle hece ölçüsüyle bir türkü yazmıştır. Nabi’nin Hayrâbâd’ından daha güzel bir eser yazmak iddiasıyla Hüsn ü Aşk adlı eseri yazmıştır. Eserleri DivanHüsn ü Aşk İlahi aşk temalı eser, alegorik olarak Hüsn [güzellik] isimli bir kız ile Aşk isminde bir erkeğin aşkını anlatan tasavvufi temele sahip bir mesnevidir. 3 Enderunlı Fâzıl ? – 1810 Asıl adı Hüseyindir. Mesnevi alanında ünlenmiş bir şairdir. Zenannâme adlı eseri önemlidir. 2 Keçecizâde İzzet Molla 1785 – 1829 Sultan II. Mahmut’un dostudur. Kendisine atılan bir iftira sebebiyle Keşan’a oradan da Sivas’a sürülmüştür. Şairi Divan şiiri ile Tanzimat şiiri arasında bir köprü gibidir. Sade bir dili vardır. Aruz ölçüsünün yanında heceyi de kullanmıştır. Mevlana, Nabi, Nedim ve Şeyh Galip’ten etkilenmiştir. Seyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ına nazire olarak Gülşen-i Aşk adlı mesneviyi yazmıştır. Eserleri Mihnet-i KeşanBahar-ı EfkarHazân-ı Âsar 1 Enderunlu Vâsıf ? – 1810 Enderun mektebinde yetişmiştir. Eserlerinde hem klasik şiir özellikleri hem de mahallileşme akımının etkileri görülür. Nedimden etkilenmiştir. Nedimden sonra şarkı nazım biçimini en çok kullanan sanatçıdır. İstanbul kadınlarının konuşmalarını şiirlerine sıklıkla yansıtmıştır. Enderunlu Vâsıf’ın bir Divan’ı vardır.
Divan Edebiyatı Nedir Hakkında Kısaca Bilgi Teorisi ve estetik temellerini İslam kültüründen alan; Acem edebiyatının sürekli etkisiyle şekillenen bir edebiyat olan Divan Edebiyatı, XIII. asrın ikinci yarısı ile XIX. asrın ikinci yarısı arasında yaşayan altı asırlık bir edebiyat dönemidir. Sanat amacı, bu edebiyatın temel vasfıdır. Bu yüzden de klasik sıfatına, hakkıyla bu altı asırlık edebiyata, XIX. Asırdan itibaren, önce “edebiyat-ı kadîme”, “şi’r-i kudemâ” eski edebiyat, eskilerin şiiri denmiştir. Daha sonra “saray edebiyatı”, “skolastik edebiyat”, “medrese edebiyatı”, “ümmet edebiyatı”; “ümmet çağı edebiyatı”, “İslamî Türk Edebiyatı”, “Osmanlı edebiyatı”, “yüksek zümre edebiyatı”, “klasik edebiyat”, “klasik Türk edebiyatı” ve “divan edebiyatı” adları yaygın ismi, “divan edebiyatı”dır. Divan edebiyatı şairlerinin, estetik değeri yüksek şiirlerini, belli bir düzenle “dîvan” adı verilen kitapları toplamış olmalarından kinâye verilen bu ad, her ne kadar divan dışında kalan kitapları ve özellikle nesir kitaplarını dışlıyor görünse de en çok rağbet gören isim olmuştur. Fuad Köprülü, sadece 1934’ te yayınladığı antolojisine “Eski Şâirlerimiz-Dîvân Edebiyatı Antolojisi” adını verirken, bu adı ilk ve son defa kullanmıştır. Onun tercihi, hep “klasik edebiyat” veya “klasik Türk edebiyatı” olmuştur. Nitekim Acemler, kendi edebiyatları için “Acem divan edebiyatı” adını, hiç durum, Azeri ve Çağatay edebiyatları için de söz konusudur. Ama her ismin, delalet ettiği nesne veya kavramı, daima mükemmelen karşıladığı, asla söylenemez. Bu yüzden, “divan edebiyatı” adlandırması, zamanla yerleşmiştir. VIII. asırda İslamiyetle tanışmaya başlayan Türkler, Müslümanlığın îmân ve amel esaslarıyla birlikte, İslami medeniyeti de kuvvetle benimsemişler ve önce dini muhtevalı kitaplarda, dini terminolojiyi Arapça ve Farsçadan aynen alarak kullanmışlardır. Ama din, hayatın tamamı demek olduğundan ahlak, her çeşit ihtiyaç, zevk ve üzüntü, gibi konulardaki kelime ve terimler de frenlenememiş; zamanla aralanan kapı, Türkçe deyimle “yol geçen hanı”na dönmüştür. Arapça ve Farsçanın hudutsuz kelime kadrosundan yapılan bu transferler, her yazar ve şairde aynı hararette olmamış; kişilere, eserlere ve devirlere göre yabancı kelime kadrolarında artma veya eksilme olmuştur. İşte divan edebiyatı, bu yeni kültür mahsullerine verilen addır. Divan Edebiyatının Oluşma Sürecine Bir Bakış Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte bir çok alanda olduğu gibi edebi dünyalarında da değişiklik söz konusu olmuştur. Belli birikimin ve geleneksel bir bütünün izlerini taşımaktadır bu edebiyat. Estetik kuralların dahilinde biçim ve içerik olarak kuvvetli bir edebiyat olan divan edebiyatı bu izlerini edebiyatımızın neredeyse tüm alanlarına nüfuz ettirmiştir. Divan edebiyatı, gerçek etkisini 13. yüzyıldan itibaren edebiyatımızda göstermeye başlar. Hoca Dehhani, Gülşehri, Sultan Veled ve Ahmet Fakih gibi şairlerin öncülüğünde bu edebiyat oluşmaya başlamış ve ilerleyen dönemlerde Osmanlı Devletinin Anadolu sahasında 600 sene sürecek olan bir edebiyatın kuvvetli mimarisini oluşturmaya başlamıştır. Yerleşik bir edebiyatının gerçek izlerini oluşturmaya çalışan bu edebiyat yazar ve şairlerimiz tarafımızdan çok ilgi çekici bir edebiyat olmuştur. Divan edebiyatı, ilklerin edebiyatı olmuş. Osmanlıca Arapça-Farsça ve Türkçe dillerinin bir arada kullanıldığı dil nın gerçek hüvviyetine kavuşmasına ciddi derecede yardımcı olmuş bir edebiyattır. Ağır ve anlaşılmaz bir edebiyat olmuştur yeri geldiğinde. Şairlerin hayal dünyasının gerçek sınırlarının saptanamadığı, büyük bir gözlem ve tahlil gücünün görüldüğü bu edebiyat, nazım türleri ve biçimlerini de üst seviyeye taşımıştır. Divan edebiyatı şairleri, mahlas kullanarak şiirlerine imza atmıştır. Mazmunların sıkça kullanıldığı, tam ve zengin kafiyenin tercih edildiği, söz sanatlarının türlü türlü örneklerinin kullanıldığı, kullanılan her türün tüm ayrıntılarına girildiği; aşk, dini, ahlaki, kahramanlık ve tarihi hikayelerin de kullanıldığı bir tür olmuştur. Ölçü olarak da aruz ölçüsünü aruz vezni kullanmışlardır. Yüzyıllara göre dahada gelişerek ilerleyen bu edebiyat, Anadolu sahasında şairlerimiz tarafından içeriği ve dili zenginleştirerek farklı boyutlara taşınmıştır. Divan edebiyatı, sözün ve mananın kuru söylemlere galip geldiği bir edebiyattır. Divan edebiyatı, özellikle şiir alanında en parlak dönemini 16. yüzyılda yaşadı. Bâkî ve Fuzuli Divan şiirinin en iyi örneklerini verdiler. 17. yüzyıla girildiğinde Divan edebiyatının ulaştığı düzey, İran edebiyatınınkinden geri değildi. Şairler, şiirlerinde “fahriye” denen ve kendilerini övdükleri bölümlerde şiir ustalığının doruğuna çıkmışlardı. Öğretici şiirleriyle tanınan Nabi ve bir yergi ustası olan Nef’i bu yüzyılın ünlü şairleriydi. Divan edebiyatı, en özgün şairlerinden olan Nedim’in ve Şeyh Galip’in ardından, 18. yüzyılda bir duraklama dönemine girdi. Genel
divan edebiyatının en güzel şiirleri